7 "www.haber7.com" etiketi kullanan gönderi
"www.haber7.com" etiketi kullanan diğer içerikler resimler
,
videolar13 Şubat 2009 17:07 · daywalker
· Etiketler
3boyutlu resimler
,
facebook benzer özellikli yazılımlar
,
fotoğrafta 3. boyut
,
haber7
,
live labs microsoft
,
microsoft photosynth
,
photosynth
,
www.haber7.com
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Microsoft Live Labs'in üç boyutlu fotoğraf görüntüleme servisi Photosynth için bir dizi yeni özellik yayınlandı.
Henüz yeterli kitleye ulaşamasa da, Microsoft'un umut kesmediği Photosynth için çeşitli yenilikler eklenirken, çok daha fazlasının da çalışmalarının sürdüğü açıklandı.
Cisimleri daha iyi döndürme ve hata ayıklamaları içeren güncelleme, nokta bulutu sisteminin Silverlight Viewer ile çalışmasını sağlıyor.
Facebook Benzeri Özellikler
Ana sayfa tasarımına çeki düzen veren Photosynth, kendi eklemelerinize yapılan yorumların yanı sıra, artık kişisel sayfanızdan yorum yaptığınız çalışmaları da görüntülemenizi mümkün kılıyor.
En favoriler ve en çok görüntülenenler şeklinde gezintinizi filtreleme seçeneğinin eklendiği Photosynth, artık bir foruma da sahip. Bakalım Microsoft Live Labs, önümüzdeki haftalarda bu servise başka ne yenilikler getirecek.
kaynak=> www.haber7.com
20 Ocak 2009 15:58 · daywalker
· Etiketler
bilim teknik
,
boss
,
el freni
,
g.richard wagoner jr
,
haber
,
haber7
,
internet haberleri
,
kuşak güvenlik
,
mike blommer
,
teknoloji
,
www.haber7.com
,
wırttex
,
çarpışmayan arabalar
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Çarpışma erken uyarı sistemleri frenleri kendiliğinden devreye sokacak... Daha şimdiden, ESC (geliştirilmiş denge denetim) sistemleri, sürekli olarak direksiyonun açısını ve aracın yönünü denetliyor ve tek araç için kaza olasılığını %29-35, birden çok aracın karıştığı kaza olasılığını da %15-30 oranında azaltıyor.
Otoyol boş olduğundan, bir anlığına gözünüzü yoldan ayırıp arabanın merkez konsolundaki elektronik göstergeye bakıyorsunuz. Ekrandaki sayıları bir çırpıda okuduktan sonra gözlerinizi yeniden ön cama çeviriyorsunuz, ortalık yoğun bir sisle kaplanmış. Göz gözü görmediğinden arabayı öylesine sürüyorsunuz. Ayağınızı fren pedalına uzatmanıza kalmadan stop lambası kırmızısı bir ışığın cama yansıdığını görüyorsunuz. Bir yandan lanet okurken, bir yandan da var gücünüzle frene basıyorsunuz. Kör karanlıkta ansızın beliren bozuk arabaya bindirmenize ramak kalmışken aracınız duruşa geçiyor.
Soluk almanıza fırsat kalmadan ortalığı parlak ışıklar kaplıyor ve yolcu kabininden kahkahalar yükseliyor. O anda Ford’un VIRTTEX adlı Araştırma ve Geliştirme Merkezi’nin sürüş benzeşim laboratuvarında olduğumu fark ediyorsunuz. Yumurta biçimindeki büyük simülasyon kabininde uzmanlar tümden güvenli, ancak son derece inandırıcı sanal gerçeklik koşulları altında birtakım sürüş deneyleri yapıyorlar.
Deneyin ardından VIRTTEX laboratuvarının teknik şefi Mike Blommer son aşamada ön camda beliren uyarı ışığının Volvo marka araçlardaki erken çarpışma uyarı biriminden kaynaklandığını belirtiyor. Aracın önündeki trafiği radarlar ve kameralarla izleyip tehlikeli bir durum sezdiğinde sürücüyü uyaran bu sistem, elektronik bir koruyucu melek işlevini görüyor.
Bu sistem trafik kazalarını önlemeyi amaçlayan son kuşak gelişmiş güvenlik aygıtlarından yalnızca biri. Bu tür aygıtlara şimdilerin en üst düzey araba markalarında rastlanmakla birlikte, söz konusu teknolojiler giderek daha düşük maliyetli araba ve kamyonlarda da yaygınlık kazanıyor.
BİR SONRAKİ AŞAMA
Kaza önleme teknolojisinin bir sonraki aşamada sürücünün araya girmesine gerek kalmadan frenlerin kendiliğinden devreye girmesini sağlaması ve böylelikle çok daha etkili olması bekleniyor. Uzmanlar yirmi otuz yıl içinde gelişmiş arabaların kazaları önleyici özelliğe sahip olacaklarına, hatta belli bir aşamada sürücüye bile gerek kalmayacağına inanıyor.
Arabalarda bu tür yeniliklere gidilmesinin ardında yatan unsurlar belli. ABD’de 2006’da 6 milyon motorlu araç kazası oldu: 39 bin ölü, 1.7 milyon yaralı. Bu kazaların %95 kadarını arabalar ve düşük tonajlı kamyonlar yapıyor. İstatistikler trafik kazalarının genellikle sürücü hatasından kaynaklandığını ortaya koyuyor.
Arabalarda daha yoğun otomasyona gidilmesini körükleyen iki neden daha var. Bunlardan ilki dünyada araba kullananların ortalama yaşının hızla yükselmesi. Yaş ilerledikçe sürücülerin yeti ve becerilerinde meydana gelen düşüşü teknoloji kapatabilir ve böylelikle gerek sürücünün, gerekse yoldaki öteki insanların can güvenliğini sağlayabilir.
İkinci neden ise, şimdilerde daha az enerji tüketen çevre dostu arabaların çok revaçta olması. Bu yönde harcanan çabaların büyük bir bölümü enerjiyi daha tasarruflu kullanan motorların yapılmasına odaklansa da, mühendisler çok daha hafif arabalar üreterek bu hedefe ulaşabilir. Ne var ki, hafif sıklet arabalar genellikle pek sağlam olmuyor ve çarpışmalarda çok daha ciddi hasar görüyor. Kazaları önleyen arabalar bu olumsuzluğu bir biçimde giderebilir.
İLK KUŞAK GÜVENLİK
Kazaları önleyen ya da kazadan doğacak zararın etkisini olabildiğince azaltan ilk kuşak teknolojilerin bir bölümü çoktandır bildiğimiz teknolojiler. Emniyet kemerleri, hava yastıkları ve burkulma bölgesi gibi donanımlar, kaza durumunda sürücüyü ve yolcuları koruyor. 1978’de piyasaya sürülen ABS frenler, frene sert basılması durumunda hızın hemen kesilmesine olanak tanıyor ve aracın denetimden çıkmasını önlüyor. TCS sistemleri aracın patinaj yapmasını önlüyor ve buna bağlı olarak da sürücü aşırı hız yaptığında aracın tümden denetlenmesini sağlıyor.
Kısaca ESC olarak bilinen geliştirilmiş denge denetim sistemleri ise sürekli olarak direksiyonun açısını ve aracın yönünü denetliyor. Mercedes ve Toyota şirketlerinin araştırmaları, ESC sisteminin tek araç için kaza olasılığını %29-35, birden çok aracın karıştığı kaza olasılığını da %15-30 oranında azalttığını ortaya koyuyor. ESC aynı zamanda araç algılayıcıları, işletim aygıtları ve bilgisayarların hep birlikte kullanıldıkları ağ tabanlı iletişime dayalı yeni kuşak güvenlik sistemlerinin de temelini oluşturuyor. Güvenlik sistemleri arasında en ilgi çekenler, kazaların önlenmesine yardımcı olan ya da olası kaza durumunda sürücüyü uyaran teknolojiler. Önden çarpma uyarı sistemlerinin belkemiğini iki araç arasında belirli bir mesafeyi ya da zaman aralığını radar verilerine dayanarak koruyan oldukça yeni uyarlayıcı sürüş denetim aygıtları oluşturuyor.
KENDİLİĞİNDEN FREN
Günümüzün kaza uyarı sistemleri gelecekte kazanın önlenmesi amacıyla frene kendiliğinden basan ya da aracın yoldan çıkmasını önleyen teknolojilerin de kaynağı sayılıyor. Ne var ki, bu teknolojilerin sağlıklı biçimde uygulanabilmeleri için bir 10 yıl daha beklemek gerekiyor.
Yolda şerit tutma sistemlerinin temelini dikiz aynasının üzerine iliştirilen video kameraları oluşturuyor. Bu kameralar yoldaki işaretleri izliyor ve sürücü dalgınlık, dikkatsizlik ya da sarhoşluk gibi nedenlerden ötürü şeritten çıktığında, aracın bir yanındaki fren sistemini devreye sokarak rotadan çıkan aracın yeniden şeride girmesini sağlıyor.
Şerit tutma sistemlerine benzer bir başka sistem de aracın yanlarına iliştirilen ses ötesi ya da radar algılayıcılar sayesinde kör noktalarda araç sürücülerini uyaran kör nokta belirleyici sistemler. Piyasada bulunan ve sürücünün hazırlıksız yakalanmasını önleyen bu sistemler kör noktalardaki araçları saptıyor ve yan dikiz aynalarındaki uyarı lambalarını devreye sokarak sürücüyü uyarıyor. Araba üreticileri şimdilerde araçlarla yolun altyapısı arasında bağlantı kuran daha düşük maliyetli kablosuz bir iletişim yönteminin geliştirilmesine çalışıyor. Araçtan araca ya da araçla yol arasındaki bu sistemler sayesinde sürücünün görüş alanının ötesini görmesi bekleniyor. Şimdilerde gelişme aşamasında olan tüm bu güvenlik sistemleri ve kendiliğinden sürüş teknikleri, tam anlamıyla güvenli ve kusursuz duruma getirildiğinde sürücüsüz arabalara geçilmesi hiç beklenmedik bir olay olmasa gerek.
Nitekim, araştırmacılar bu tür arabaların yaşamımıza girmesinin mümkün olduğunu çoktan kanıtladı. 2007 yılında “Boss” adı verilen bir sürücüsüz araba ile çok sayıda başka sürücüsüz araba, Victorville Kaliforniya’da gerçeğe özdeş koşullardaki bir caddede öteki araçlarla birlikte yol aldılar. Kendi kendini idare edebilen araba ve kamyonlar Gelişmiş Savunma Araştırma Projeleri Kurumu’nun robot araçların yaşamımıza girebileceğini kanıtlamak üzere düzenlediği bir yarışa katıldı.
Yarışın ardından General Motors şirketinin yönetim kurulu başkanı G. Richard Wagoner Jr. sürücüsüz arabalarını 10 yıl içinde piyasaya sürebilecekleri yönünde bir kestirimde bulundu. Böylesi bir kestirim son derece iyimser olsa gerek. Ne var ki, robot arabaların çok uzak bir olasılık olmadığı da bir gerçek. (haber7)
30 Aralık 2008 20:13 · daywalker
· Etiketler
erotizm
,
haber7.com
,
ingiltere
,
ntv
,
pornografik içerik
,
tv işaret anlamları
,
web site
,
www.haber7.com
,
yasak siteler
,
ınternet service provider internet servis sağlayıcısı
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
İngiltere, web sitelerine filmlerde olduğu gibi bir derecelendirme sistemi getirmeyi planlıyor
İnternet üzerinde pornografik içerin sunan sitelerin giriş ekranlarında bulunan yasal uyarı ekranlarının yanı sıra, çocuk gelişimini negatif yönde etkileyebilecek şiddet, küfürlü dil ve bunun gibi içeriğe sahip sitelerin de içeriğini sınıflandırması anlamına gelen uygulama fikrine internet dünyasının ilk tepkisi tahmin edileceği gibi pek sıcak olmadı.
“İçeriği sınıflandıracak yetkili mecra kim olacak, hangi internet sitelerinin sınıflandırılması gerekecek, çocuklara kötü örnek oluşturabilecek davranışlar ve dil ile oluşturmayacak dil ve davranışların arasındaki çizgi nedir” gibi sorulara verilecek cevabın ne kadar iyi olursa olsun yetersiz kalacağını düşünen internet dünyası, fikrin ölü doğduğu konusunda hemfikirler.
Çalışmaların ifade özgürlüğünün sınırlandırılması anlamına gelmediğini savunan Andy Burnham’ın internetteki içeriğin denetimi ile ilgili ortaya attığı tek fikir içeriğin sınıflandırılmasıyla ilgili değil. Burnham, ayrıca ISP’lerin (Internet Service Provider / İnternet Servis Sağlayıcısı) çocuklarla dost internet paketleri satmalarının şart koşulabileceğini belirtiyor. Buna göre bir internet bağlantı paketi almak isteyen ebeveyn, yalnızca çocuklarla dost internet sitelerine erişim sağlayan internet paketleri satın alabilmeli.
İnternet’i yaratan insanların, internetin ilk döneminde “Hükümetlerin erişemeyeceği bir alana sahip olmak” gayelerinin olduğunu hatırlatan Burnham, bunun değişeceğini ifade ediyor ancak, içeriği her saniye değişen ve gelişen bir okyanusun bir balık ağıyla nasıl süzüleceği merak konusu.
28 Aralık 2008 05:26 · daywalker
· Etiketler
ebegümeci
,
hamamda sağlık
,
hastalıklar
,
istanbul üniv. cerrahpaşa fakültesi tıp anabilim dalı
,
kabız ilacı kil
,
kaız
,
musül
,
osmanlının detoks merkezleri haberi haber7.com
,
sağlık
,
sağlık haberleri
,
vücuttaki aprılar
,
www.haber7.com
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
<a href='http://ads-rouge.haber7.com/adclick.php?n=a49a0f8e'
target='_blank'><img src='http://ads-rouge.haber7.com/adview.php?what=zone:3&n=a49a0f8e'
border='0' alt=''></a>
İstanbul
Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Anabilim Dalı Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, Osmanlı Sarayı kayıtlarını da
inceleyerek ulaştığı bilgileri BUGÜN Gazetesi okurları için anlattı.
Osmanlı hekimleri doğaya meraklıydı, yağmur
suyundan vazgeçmezlerdi. Hele yağmur kışın yağarsa o suyun tadına doyum
olmazdı. Gıdaların fazlasının vücutta yarattığı zararlı maddelerden
arınmak için kusar, terler, müshil yutar, kan aldırır, lavman yapardı...
Son yıllarda dilimize yerleşmiş olan detoks,
Osmanlı Devleti'nde de varmış... Evet. Bugün detoks olarak günlük
hayatımıza giren zararlı maddelerden arınmak kuralı Osmanlı
hekimlerinin çok önem verdikleri bir şeydi. Gıdalarla aldığımız
maddelerin fazlaları vücuda zararlı maddeler üretirler ve bunlardan
kurtulmak gerekir diye düşünülüyordu ve bu konu çok ince noktalarına
kadar işlenmişti. İstenmeyen zararlı maddelerin atılması vücudun doğal
yollarıyla da oluyordu; kusmak, idrarla atılmak, terlemek, burun
akıntısı, salya bu doğal atılımlardı.
EN ETKİLİSİ MÜSHİL ALMAKTIR
Bunların yanı sıra kendi yardımımızla bu
zararlardan kurtulmamız da mümkün; Müshiller, kan aldırmak, kusturmak,
lavman yapmak ile zararlı maddeleri atmamız tavsiye edilir. Bunlardan
en önemlisi müshil alarak zararlılardan uzaklaşmaktır.
İLKBAHARDA BAĞIRSAKLARI BOŞALTMAK GEREKİR
İlkbaharda içmelere giderek özellikle "Tuzla
içmeleri" gibi suyu müshil etkili olanlardan belli bir süre içerek
bağırsakları tamamen boşaltmak ve temizlemek gerekir. Evde de
hekimlerin hazırladığı ve o şahsın mizacına uygun müshil ilaçlarıyla
bağırsaklar boşaltılarak vücut kuvvetini kazanır, hastalıklardan
korunur.
Hekimler şöyle yazar; "Her fazla yemekten sonra
müshil içmek de doğru değildir. En iyisi az ve hafif gıdalar alarak
perhiz etmelidir. Müshil verme bir tabip kontrolünde olmalıdır. Müshil
içmeden önce perhiz yaparak, tutukluk, tıkanıklık açılmalıdır. Müshil
alınacağı vakit, midede yiyecekler sindirilmiş olmalıdır. Detoks için
çok uygun görülen bir usul de 'Hamamlar' dır.
VÜCUTTAKİ APRILAR HAMAMDA GİDER
Osmanlı’nın yaptığı arınma yöntemi yani detoks
için T ürk hamamı çok uygundur. Hamamda bedenden atılması gereken
fazlalıklar uzaklaştırılabilir. Derinin temizlenmesi ile ter
gözeneklerinin açılarak zararlı maddelerin atılması mümkün olur.
Osmanlı hekimlerine göre bunlar yerine gelmezse
vücutta ağrılar meydana gelir. Hamamda uygun temizlenme ile kaşıntı,
sivilce, çıbanlar da tedavi olur. Hamam da ayrıca bir çok bakımdan
faydalıdır. İyi bir hamam; binası eski, kubbeleri yüksek ve geniş, suyu
tatlı, su sıcaklığı da mutedil olmalıdır. Mutedil hamamlara girip fazla
kalınmadan yıkanılıp çıkıldığı taktirde insanın ruhu ferah, kuvveti
sağlam, bedeni hafif ve rahat olur. Hamamda çok kalınırsa, baygınlık,
yürek oynaması getirir, gönlü kasvetli eder derler.
SOLUNUM VE SİNDİRİM YARALARI İÇİN: EBEGÜMECİ
Malva sylvestris L. büyük ebegümeci, küçük ebegümeci.
Bileşimi: müsilaj %15- 20 glikoz ve pektin. n Taşıdığı müsilaj nedeni ile koruyucu, yumuşatıcı etkiye sahiptir.
Solunum ve sindirim sistemi tahrişleri ve
iltihaplarında koruyucu olarak, taze yapraklarından elde edilen lapa
cilt üzerindeki çıban ve yaraların ağrılarını dindirmek için tülbent
arasında deri üzerine konulur. Çiçeği de aynı amaçlı kullanılır.
KABIZLIĞIN iLACI ‘KiL’
Eski zamanlardan beri tedavide birçok kil çeşidi kullanılmaktadır.
KİL, Alüminyum silikatlar, Al 2 Si2 O7, H2O, tabiatta kaolen, bolus ve kil halinde bulunur.
Beyaz ve kırmızı kil başlıcalarıdır.
Kırmızı killer kırmızımsı-kahverengi renkleri taşıdkları demir-üç-hidroksitten ileri gelmektedir.
Beyaz kil; kil-i Ermeni, Mühürlenmiş kil, kafa kili, Anadolu kili, Kıbrıs kili, Sakız adası kili, Sinop kili, Sayda toprağı.
Çeşitli killi toprakların toz edilmesi ile
hazırlanan karışım, kuvvet verici kan dindirici, kabızlık önleyici
olarak kullanılırdı. haberin aslı
28 Aralık 2008 05:13 · daywalker
· Etiketler
cemal reşit rey konser salonu
,
ferhat göçer biri bana gelsin
,
haber7.com
,
hadise
,
serdar ortaç eurovision türkçe olimpiyatları
,
serdar ortaç.com
,
show tv
,
türkçe olimpiyatları
,
www.haber7.com
,
www.serdarortac.com
,
www.sortube.com
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Her sene yarışma öncesi ve sonrasında ciddi
tartışmaların yaşandığı Eurovision'a en milli tepki Serdar Ortaç'tan
geldi. Ortaç'ın sözleri büyük tartışma çıkaracak.
Bu sene ülkemizi Hadise’nin temsil edeceği
Eurovision yarışması için açıkça tavır alan Ortaç, “Eurovision'a on
çeken bir olimpiyatımız var bizim.” diyerek, önemi bazı çevrelerce
anlaşılmayan Türkçe Olimpiyatları’na methiyeler dizdi.
"TÜRKÇE OLİMPİYATLARI EUROVİSİON'A 10 ÇEKER"
Show TV’de Ferhat Göçer’in hazırlayıp sunduğu “Biri Bana Gelsin”
programına katılan Serdar Ortaç, şarkıları ile coşturduğu stüdyodaki
seyircilere, Eurovision’dan önce Türkçe Olimpiyatları’na destek
vermelerini istedi. Tüm dünyadan 100 ülkenin 600 yarışmacı ile katıldığı ve önümüzdeki yıl7’incisi düzenlenecek olan Türkçe Olimpiyatları’nın Eurovision’a 10
çekeceğini söyleyen Serdar Ortaç, böyle bir organizasyona imza atanlara
çok teşekkür etti. Programı izlerken bir Türk olarak gurur duyduğunu
ifade eden Ortaç düşüncelerini şöyle açıkladı:
“Eurovision’dan önce Türkçe Olimpiyatları'na destek verin. 100 ülkeden
600 sanatçı katılıyor. Hepsi çıkıp Türkçe okuyor. Eurovision'a on çeken
bir olimpiyatımız var bizim. Devletimiz, hükümetimiz çok sağ olsun.
Hangi hükümet yaptıysa, kimler vesile olduysa çok sağ olsun. Gurur
duydum. 100 tane ülke Türkçe okuyor. Elin Afrikalısı Türkçe okudu. Elin
Rus'u Türkçe okudu. Bu yeter�"
GÖÇER: ÇOK GURUR VERİCİ ORGANİZASYON
Programın sunucusu Ferhat Göçer de Serdar Ortaç'ı destekleyerek iki sene önce Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yapılan Türkçe Olimpiyatları'na katıldığını ve oradaki
havanın çok faklı olduğunu ifade etti. Göçer, "Programda, ülke olarak
ne kadar faklı olduğumuzu görüyorsunuz. Çok gurur verici bir
organizasyon" şeklinde konuştu.
DÜNYA ÇOCUKLARLA "TÜRKÇELEŞİYOR"
Bu zamana kadar 6 sefer düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatları
her geçen sene ses getirerek dünyanın önemli organizasyonları arasına
girdi. 1. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 17, 2. Uluslararası
Türkçe Olimpiyatları’na 21, 3. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 42,
4. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 83 ülke katıldı. 5.
Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na ise 100 ülkeden 550 öğrenci
katılırken, son olarak 21 Mayıs - 01Haziran 2008 tarihleri arasında
yapılan 6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 114 ülkeden 600 öğrenci
katıldı.
Türkiye’nin devlet olarak desek verdiği Türkçe Olimpiyatları’nın ödül törenlerinde her yıl, Türk diline ve kültürüne hizmet eden devlet büyüklerine, siyaset adamlarına, basın yayın, eğitim ve sanat camiası mensuplarına özel hizmet ödülleri veriliyor.
haber7
19 Aralık 2008 12:39 · daywalker
· Etiketler
alman markası bmw arabaları
,
bmw 530
,
bmw z4
,
bmw520
,
detroit autoshow
,
eu5 sistemi
,
haber7
,
kriz
,
otomobil haberleri
,
otomobil sektöründe kriz
,
www.haber7.com
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
2010 Z4 gün yüzüne çıktı Alman otomobil üreticisi BMW, 2010 yılında piyasaya sürüceği yeni jenerasyon BMW Z4 Roadster'ın ilk fotoğrafları ve videosunu yayınladı. Uzun süredir üzerinde geliştirme çalışmaları sürdürülen ve kısa bir süre önce casus fotoğrafları basına sızan bu yeni roadster, nihayetinde tamamiyle gün yüzüne çıkmış oldu.
Yeni nesil Z4'de üç farklı motor seçeneği sunulacak. Z4'de yer verilen en güçlü ünite twin turbo ile desteklenen 3.0 litrelik motor (sDrive35i). Z4, 306 HP güç ve 400 Nm tork üretebilen 3.0 litrelik bu motor sayesinde 0'dan 100 km hıza 5.2 saniyede ulaşabiliyor.
Z4'de orta seviyede 2.5 litrelik motor yer alıyor (sDrive23i). 2497 cc hacmindeki bu motor 204 HP güç ve 250 Nm tork üretebiliyor. Z4'de yer alan son motor seçeneği ise 258 HP güç ve 210 Nm tork üretebilen 3.0 litrelik motor (sDrive30i). Bu üç motor da EU5 emisyon standartlarına uygun şekilde üretilecek.
2010 yılında piyasaya sürülecek olan bu roadsterda ilk defa metal tavan yer alacak. Eski versiyonlarında bez tavan kullanılan Z4, yeni versiyonuyla birlikte metal tavanlı bir şekilde piyasaya sürülecek. Yeni tasarlanan metal tavan 20 saniye içerisinde açılabiliyor.
Bavyeralı otomobil üreticisi, 2010 Z4'de M süspansiyon sistemi ve sayıcı efekti gibi bazı yeni teknolojilere yer vermiş. Ayarlanabilir süspansiyon sistemi sayesinde araç 10 mm yükseltilip alçaltılabiliyor. Ayrıca Dinamik Kontrol Fonksiyonu da yeni Z4'ün üzerinde yer alıcak.
Yeni BMW Z4'ü tanıtımı gelecek ay düzenlenecek Detroit Auto Show'da yapılacak.
haber7.com