le Lise yıllarımın görsel efektleriyle ve de kurgusuyla vazgeçilmez oyunlar kervanında bulunan Max Payne'in filmi bugün itibariyle vizyonda. Hollywood'un son zamanlarda kamerayı oyunlara doğru çevirmesinin ardından yeni ürünlerinden bir tanesini de sinema sahasına sürmüş bulunmakta(hatırlayınız HİTMAN). Hollywood da "nereden ne çıkar" düşüncesini fazla kurcalamadan oyun, dizi, çizgi kahramanları, roman demeden her türlü sahayı kendine çalışma sahası, ürün modeli ediyor ve oldukça da başarılı kılıyor. Oyununda alışılmadık efektlere ev sahipliği yapan Max Payne, filminde de o efektlerden bir kısmını hatta daha fazlasını kullanmış. Filmin başrolü yani Max Payne karakterini canlandıran şahsiyet Italian Job, Shooter, The Departed, Three Kings filmlerinin başarılı aktörü Mark Wahlberg ve oyundan da hatırlayacağımız bakımlı ingilizce tabirli "attractive" sıfatıyla bütünleşmiş Mona karakterini canlandıran aktristimiz de Mila Kunis. Ayrıca filmde bulunan diğer oyunculardan ikisi şöyle(neden 2si ilgimi onlar çekti de ondan); Amaury Nolasco ve Olga Kurylenko. Bu oyuncuların ilgimi çekmesinin nedeni; filmin Traileri'nı izlerken kel, ispanyol bi adam dikkatimi çekti ve de bu Prison Break' deki Fernando değil mi? dedim kendi kendime ve araştırdım o imiş(fotoları). Diğer çarpan isim de Olga Kurylenko, hatırlayınız HİTMAN filminin Natasha'sı(filmdeki ismi Natasha değildi, sadece 2 filmde de aynı mesleği canlandırıyor-Natasha'nın manasını biliriz-) bu filmde de Natasha'yı canlandırıyor(fotoları).
17 Ekim yani bugün gösterime giren Max Payne filminin konusu oyunuyla paralel, sadece birkaç eklenti var o kadar. Filmin konusu şöyle; tam bir filmlik hayata sahip olan ve New York Narkotiği'nde görevli olan ajan Max Payne'in bu filmlik hayatı mükemmel eşini ve dünya güzeli olan kızını evde vahşice öldürülmüş olarak bulmasıyla son bulur. Ve bundan sonra Max kendi direktifleri doğrultusunda suçluları bulacaktır ki ilerde kardeşinin intikamını almaya çalışan Mona ile birlikte. Yeraltı dünyasının pislikleriyle uğraşırken bu dünyadan olmayan düşmanlar da onu iyice karanlığa itecektir. İçerisinde barındırdığı intikam hırsını dışarı vurması artık o kadar da uzak değildir.
Filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Ben de gitmeyi planlıyorum ( Ah ! Nerdesin GNCTRKCLL !! ). Ayrıca Trailer'ın arkasında çalan müzik de çok süper olmuş. Bilmeyenler için diyorum arkada çalan müzik Marliyn Manson - If I Was Your Wampire isimli parça( indirmek isteyenler için tıkla ) ayrıca müziği dinlemek ve indirmek(şarkı sözleriyle birlikte) isteyenler için TIKLA
Lise yıllarımda izlemeye bile değer vermediğim ve daha sonra da fantastik filmlere olan ilgimden dolayı izlemeye başladığım filmin sonuncu serisi 17 Temmuz 2009 tarihinde bekleyenleriyle buluşacak. Başrol oyuncularıyla film adeta birlikte büyüdüler. Harry Potter' u oynayan Daniel Radcliffe'in filmin ilk serisi olan Felsefe Taşı'ndaki haliyle şimdiki hali arasında dağlar kadar fark var(bakınız). Eee ne de olsa zaman ona da yaramış. O da yaşlanmış artık Dünyanın her yerinde çılgın okuyucu kitlesi oluşturan yazarı J.K.Rowling'in olduğu filmin 6.sının fragmanları ve tanıtım yazıları şimdiden blog sitelerinde ve de Harry Potter'ın fun sitelerinde boy gösterir oldu. Benim en çok dikkatimi çekense harrypottercafe'deki HARRY POTTER and HALF BLOOD PRİNCE' ın gösterim tarihi için geri sayım oldu.
Filmin konusu şöyle;“Harry Potter ve Melez Prens”te Voldemort hem Muggle hem de büyücüler dünyasındaki kıskacını daraltmaktadır ve Hogwarts artık bir zamanlar olduğu güvenli liman değildir. Harry tehlikenin kalenin içinde bile olabileceğinden şüphelenirken, Dumbledore da Harry’yi hızla yaklaşmakta olduğunu bildiği nihai savaşa hazırlamaya her zamankinden kararlıdır. Bu arada, öğrenciler bambaşka bir rakibin kuşatması altındadırlar: Gençlik hormonları zirveye tırmanmaktadır. Havada aşk kokusu vardır, ama trajedi kapıdadır ve Hogwarts bir daha asla aynı olamayabilir."
"Öncelikle bu film benim gideceğim filmlerin listesinde ilk sıralarda".Hollywood film yapımında efekt kullanmada çizmeyi git gide aşmaya devam ediyor.Adamlar yapıyor demekten kendimi alamıyorum artık.Bilirsiniz Matrix'le başlayan görsel efekt şöleni Yüzüklerin Efendisi , Spiderman , X-men,..... Hellboy......Transformers , Jumper , B.C. 10000 , The İncredible Hulk , Wanted , Hancock ile devam etti ve şimdi de vizyonda Dark Knight(Batman)....Şölenlere devam etsinlerde biz de film görelim beeee.Her neyse her ne kadar görsel şölen olarak da Hollywood bizlere hizmet verse de bildiğiniz üzere Hollywood'un beyaz perde kaynağı son zamanlarda romanlar oldu ve devam edecek gibi de.Çocukluğumdan beri sevmediğim bi kahraman olan Gotham şehrinin efsanevi koruyucusu olan Batman,Dark Knight ismiyle Batman Begins'in devamı olarak 25 Temmuz'da vizyona girecek.Dedim ya çocukluğumdan beri sevmiyorum ama ne diyeyim adamlar öyle bi film yapıolar ki gel de sevme keratayı ABD'de gösterime girmesinden sonra büyük bi hasılat yaptı.Ve filmin yapımcı şirketi olan Warner Bros. Batman'in bu son seri filminin 155.5 milyon dolarla en iyi haftasonu açılışını yapan film rekorunu kırdığını bildirdi(yapımcılar filmin maliyetini daha ilk haftadan kaldırmış oldular-filmin maliyeti 185 milyon dolarcık).Geçen cuma gösterime giren "Kara Şövalye(Dark Knight)" aynı günde 66.4 milyon dolar hasılat yaaprak bi rekora da imza atmış oldu.Geçen sene en iyi haftasonu açılış rekoru Spiderman 3'e aitti.Rekorlara imza atan "Kara Şövalye"nin yönetmeni Christopher Nolan ve başrol oyuncusu yani Batman karekteri de Batman Begins'den ve Prestij'den(ki C.Nolan'da bu filmde yönetmendi) tanıdığımız Christian Bale.Bu arada filmin rekorlarını göremeyen isim ise Joker karekterini başarılı bir şekilde canlandıran Heath Ledger(28 yaşında olan ünlü aktör uyuşturucu yüzünden filmin rekorlarını göremedi).Filmde Morgan Freeman ve Michael Caine de rol alıyor ayrıca.
Filmin konusu;Batman bu kez Gotham'daki suça karşı savaşını Teğmen Jim Gordon ve Bölge Savcısı Harvey Dent'in yardımlarıyla daha da ileri götürüyor.Ve hepsini temizlemeye başlıyor.Fakat öncelerde de Gotham halkına büyük bi korku salan Joker çetesiyle birlikte şehirde gösteri yapmaya devam eder ve ortalık bu ikili arasında kızışmaktadır.
Bu filmin 1.sini(yani Narnia Günlükleri Aslan,Cadı ve Dolap) izlediğimde beklentimi karşılayamamıştı.Filme başladım,ilk yarı bitmez olmuştu benim için,nasıl film aksiyon sahnelerine(savaş sahnesi falan) geçmeye başlamıştı ki "idare eder" diye yorum yapasım geldi.Eksiklerine rağmen gene de 1.si güzeldi her ne kadar ilk başlarda çocuksu gelse de.Şimdiyse vizyonda bu serinin 2. filmi yani Narnia Günlükleri Prens Caspian var.Filmin ilk fragmanını "IRONMAN"a gittiğim zaman sinemada film öncesi reklamlarda izlemiştim(yanlış hatırlamıyorsam ama büyük ihtimalle IRONMAN'dı).Fragman oldukça çekici,izlenir bir yapıt olarak gösteriyor ve umarım da öyle olacak.Önceki filmin konusu Dünya Savaşı sıralarında amcasının yanına taşınan 4 kardeşin(Peter,Susan,Lucy,Edmund Pevensie) en küçüklerinin keşfettiği(Lucy) dolapla NARNİA denilen yepyeni bir dünyaya açılırlar.Ve orada kötü Cadı ve Aslan'la tanışırlar ve ardından olaylar süregelir.Her neyse ilk filmin konusu böyleydi.Filmin 2. serisinin konusu oldukça hoşuma gitti;Narnia'daki Altın Çağ bitmiş ve onların yani 1. filmde yaşanan olaylardan bu yana 1.300 yıldan fazla bir zaman geçmiştir.Ülkenin büyüleyici konuşan hayvanları ve mistik havasından geriye bir avuç kalmıştır.Artık ülkenin her yerinde acımasız Lord Mirax'ın liderliği altındaki Telmarinler adlı yeni bir insan ırkı türemiştir.Ülkenin kudretli ve ihtişamlı Aslan'ı o zamana kadar hiç gözükmemiştir.Pevensie kardeşleri geri çağıran kişi Telmarinlerin gerçek prensi olan PRENS CASPİAN(Ben Barnes)'dır.Prens Caspian acımasız amcası Lord Mirax'a karşı Aslan'ın ve bu 4kardeşin yandaşlığını alarak Narnia'yı o eski muhteşem günlerine geri döndürmek için mücadele edecektir.
Ve Narnia Günlükleri Aslan,Dolap ve Cadı'yı izeyip de "hadi be çocuksu bir film" deyip de filmin 2.serisini izlememezlik yapmasınlar.Serinin 2. filmi her çaptan insana göre;görsel ögeleriyle yetişkenlere heyecanlı dakikalar yaşatacak cinsten bir yapıt bu.Ben kesin izleyeceğim ama CD'sini bekliyecek ya da internet aleminden yararlanacağım gibi gözüküyor.Ne yapalım Turkcell "gnctrcll" kampanyasını bitirdi.İzmirde de film bileti 7ytl'den başlıyor,biz öğrenciyiz değil mi?,aslında gitsem o paraya da değer cinsten bir film ama ne yapalım artık bizde evde izleriz...Herkese iyi seyirler....Yardımcı kaynaklar;forum divxplanet,sinema,google
Net aleminde dolaşırken gözümü böyle bir yapıttan alamadım.13 Haziran'da gösterime girecek olan bu yapıt hakkında fazla iddialı konuşmamaya çalışacağım ama bu film gerçekten süper olacak gibi,THE INCREDIBLE HULK.Filmin başrol oyuncusu "Sihirbaz,Dövüş Kulübü(Fight Club),Duvak,İtalyan İşi" filmlerinden tanıdığımız EDWARD JAMES NORTON ve Yüzüklerin Efendisin'deki "ARWEN" karakteriyle tanıdığımız Liv Tyler var.Film sıradan bir konu içeriyor.Birisi içindeki güçten kurtulmaya çalışırken bir başka düşmanı ortaya çıkar ve günü kurtaracak olan da elbette ki HULK olur(Spiderman 3 te de aynısı oldu).Filmin artistik özeti şöyle;Bilim adamı Bruce Banner, tüm hücrelerini zehirleyen gama radyasyonuna karşı bir kür geliştirmeye ve içinde dizginleyemediği bu öfke saçan gücü serbest bırakmaya çalışmaktadır: Hulk. Gölgelerde yaşayarak, eski hayatından ve sevdiği kadından uzak kalan Bruce, bu obsesif durumdan kaçınmak için çabalarken bir taraftan da General Thunderbolt Ross ve gücünü yok etmeye çalışan askeri bir makine tarafından yakalanıp, yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Hulk'un karşısında artık yeni bir düşman vardır: Abomination.İzlemeniz her zamanki gibi tavsiye edilir.. Filmin resmi sitesi
İşte bir başka filmle birlikte klavyeyi aldım önüme yazıyorum.Seçtiğim film "Superhero Movie"...Filmde,”Çıplak Silah-Naked Gun” ve “Scary Movie” serilerini yaratan ekipler, bu kez, “Örümcek Adam-Spider-Man”,”Superman”, “Batman”, “X-Men” ve “Fantastic Four” gibi süper kahraman filmleriyle zekice dalga geçiyor.Filmin konusu kısaca şöyle:Rick Riker, süper güçleri olan genç, cool ve çekici bir erkektir. Yalnız ufak bir sorunu vardır. Süper güçlerini nasıl kullanması gerektiğini bilemez. Ancak en kısa sürede dünyanın bir kez daha kurtarılması gerekmektedir ve bunu yapabilmek için Rick varolan süper güçlerini kullanmayı bir an önce öğrenmek zorundadır.
Fragmanı izlediğim kadarıyla bayagı komik bir yapım.Aslında bayagıdan da öte bir komiklik söz konusu...İzleyinde görün...Filmin resmi sitesi için TIKLA
Bu arada "gnctrkcll" sinema kampanyasını bitirmiş.Biz öğrenciler için hiç de iyi olmadı.