13 "teknoloji" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)
"teknoloji" etiketi kullanan diğer içerikler resimler
,
videolar07 Şubat 2009 16:51 · daywalker
· Etiketler
abd
,
amerika barrack obama
,
bilişim
,
carlos slim
,
chicago tribune
,
gazete batarsa
,
gazete batmaları
,
los angeles times
,
new york times
,
newyork times gazetesi
,
nyt
,
teknoloji
,
zaman gazetesi bilişim haberleri
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
| Bütün dünyayı etkileyen ekonomik krizden en ağır darbeyi alan sektörlerden biri de medya. Dünyanın en prestijli gazetesi New York Times da krizde: Uzmanlara göre NYT artık yalnızca internette olacak... |
|
| |
|
YER: Manhattan, 42. Cadde. Bina: 57 katlı yeni New York Times binası. 2007 yılında açıldığında burası New York'un en ilgi çekici mimari yapılarından biri olmuştu ve ABD'nin en prestijli gazetesinin cesaretinin bir sembolü olarak görülmüştü. Ancak güzel günler geride kaldı: "Ali the news that's fit to print" ("Basılmaya uygun bütün haberler" sloganıyla yayımlanan New York Times son ekonomik krizden ağır darbe almış durumda, önümüzdeki iki ay içinde 145 yıllık geçmişi olan bu gazeteyi biri satın almazsa bir gazetecilik klasiği daha yok olacak.
Manhattan'daki yeni binanın masraflarına geçmiş borçlar da eklenince yeryüzündeki en kapsamlı ve yüksek bütçeli haber makinasının çarkları eskisi gibi dönmüyor artık. New York Times en eski kurallarından birine bu yüzden ihanet etti: Birinci sayfasına bugüne dek hiç reklam almayan gazete krizin yarattığı sıkıntılar yüzünden ilk defa birinci sayfasına reklam koymayı kabul etti.
AMİRAL GEMİSİ BATACAK DİYORLAR
Vanity Fair dergisinin medya üzerine yazılar kaleme alan yazan Michael Wolff gidişatın hiç de iyi olmadığını söylüyor ve "Umutlu olmak için hiçbir neden yok ortada. Gidişatın tersine dönmesi de mümkün değil," diyerek hissedilen ortak umutsuzluğu özetliyor.
New York Times'ın ABD'de gazetecilik alanında sahip olduğu yeri herkes bilir. 'Eski moda' gazeteciliğin yuvasında her haber ince eleyip sık dokunarak hazırlanıyor, bir yazı için haftalarca uğraşıldığı çok oluyor. Yabana ülkelerdeki haber bürolarına harcadıkları paralar da meslektaşlarının kıskançlık kaynağı. Sanat ve özel dosyalar için harcanan bütçe ve emek de dudak uçuklatıyor. Gazetenin kapanmasının yalnızca medyada değil, ABD demokrasisinde de büyük bir gedik açacağı konusunda ise herkes hemfikir.
En son prestijli Atlantic Magazine'deki yazısmda Michael Hirschom'un dile getirdiği gibi, mayıs ayında New York Times'ın iflas etmesi gayet güçlü bir olasılık. 400 milyon dolar borcu olan gazetenin geçen yılki kazancı ise yalnızca 46 milyon dolar. Times yöneticileri durumu düzelteceklerini söyleseler de onlara inanmak bu ortamda kolay değil.
New York Times'& en büyük darbeyi elbette internet vuruyor. Atlantic'e göre mayıs ayından itibaren New York Times bir web sitesi olarak varlığını sürdürecek. Gazete çalışanlarının yüzde 80'i işini kaybedecek ve yalnızca kâr getiren yayıncılık bölümleri saklanacak. Bu durumda ise şunu sormak gerekiyor: Kadrosunun dörtte üçünden fazlasını yitirince New York Times eskisi gibi olabilir mi? Belli ki 21 Ocak itibariyle gazetenin yardımına koşan 'dünyanın en zengin ikinci adamı' Carlos Slim de bu soruyu kendine sordu ve NYT'yi kurtarmaya karar verdi. Başarabilecek mi, hep birlikte göreceğiz.
HANGİ GAZETEYE NE OLDU?
Chicago Tribüne
1847 yılında kurulan bu kendine özgü, eşsiz gazete ABD'nin en çok okunan 8. gazetesiydi. Geçtiğimiz ay iflasa karşı koruma başvurusunda bulundu.
Los Angeles Times
ABD'nin en çok satan ikinci şehir w gazetesi, 1881'de kurulmuştu. 1990'larda bir milyonu aşan satışlar 700 bin civarına indi. 2008'de 250 gazeteci işinden oldu.
Seattle Post-Intelligencer
1863'de kurulan gazete, sahibi Hearst Company tarafından satışa çıkarıldı
Christian Seience Monitör
Basın dünyasnm en prestijli ve seçkin yayınlarından Christian Science Monitör, tam 100 yıl boyunca basılı halde okundu. Geçtiğimiz ekim ayında artık yalnızca internet ortamında yayınını sürdüreceğini açıkladı.
(ZAMAN)
|
20 Ocak 2009 15:58 · daywalker
· Etiketler
bilim teknik
,
boss
,
el freni
,
g.richard wagoner jr
,
haber
,
haber7
,
internet haberleri
,
kuşak güvenlik
,
mike blommer
,
teknoloji
,
www.haber7.com
,
wırttex
,
çarpışmayan arabalar
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Çarpışma erken uyarı sistemleri frenleri kendiliğinden devreye sokacak... Daha şimdiden, ESC (geliştirilmiş denge denetim) sistemleri, sürekli olarak direksiyonun açısını ve aracın yönünü denetliyor ve tek araç için kaza olasılığını %29-35, birden çok aracın karıştığı kaza olasılığını da %15-30 oranında azaltıyor.
Otoyol boş olduğundan, bir anlığına gözünüzü yoldan ayırıp arabanın merkez konsolundaki elektronik göstergeye bakıyorsunuz. Ekrandaki sayıları bir çırpıda okuduktan sonra gözlerinizi yeniden ön cama çeviriyorsunuz, ortalık yoğun bir sisle kaplanmış. Göz gözü görmediğinden arabayı öylesine sürüyorsunuz. Ayağınızı fren pedalına uzatmanıza kalmadan stop lambası kırmızısı bir ışığın cama yansıdığını görüyorsunuz. Bir yandan lanet okurken, bir yandan da var gücünüzle frene basıyorsunuz. Kör karanlıkta ansızın beliren bozuk arabaya bindirmenize ramak kalmışken aracınız duruşa geçiyor.
Soluk almanıza fırsat kalmadan ortalığı parlak ışıklar kaplıyor ve yolcu kabininden kahkahalar yükseliyor. O anda Ford’un VIRTTEX adlı Araştırma ve Geliştirme Merkezi’nin sürüş benzeşim laboratuvarında olduğumu fark ediyorsunuz. Yumurta biçimindeki büyük simülasyon kabininde uzmanlar tümden güvenli, ancak son derece inandırıcı sanal gerçeklik koşulları altında birtakım sürüş deneyleri yapıyorlar.
Deneyin ardından VIRTTEX laboratuvarının teknik şefi Mike Blommer son aşamada ön camda beliren uyarı ışığının Volvo marka araçlardaki erken çarpışma uyarı biriminden kaynaklandığını belirtiyor. Aracın önündeki trafiği radarlar ve kameralarla izleyip tehlikeli bir durum sezdiğinde sürücüyü uyaran bu sistem, elektronik bir koruyucu melek işlevini görüyor.
Bu sistem trafik kazalarını önlemeyi amaçlayan son kuşak gelişmiş güvenlik aygıtlarından yalnızca biri. Bu tür aygıtlara şimdilerin en üst düzey araba markalarında rastlanmakla birlikte, söz konusu teknolojiler giderek daha düşük maliyetli araba ve kamyonlarda da yaygınlık kazanıyor.
BİR SONRAKİ AŞAMA
Kaza önleme teknolojisinin bir sonraki aşamada sürücünün araya girmesine gerek kalmadan frenlerin kendiliğinden devreye girmesini sağlaması ve böylelikle çok daha etkili olması bekleniyor. Uzmanlar yirmi otuz yıl içinde gelişmiş arabaların kazaları önleyici özelliğe sahip olacaklarına, hatta belli bir aşamada sürücüye bile gerek kalmayacağına inanıyor.
Arabalarda bu tür yeniliklere gidilmesinin ardında yatan unsurlar belli. ABD’de 2006’da 6 milyon motorlu araç kazası oldu: 39 bin ölü, 1.7 milyon yaralı. Bu kazaların %95 kadarını arabalar ve düşük tonajlı kamyonlar yapıyor. İstatistikler trafik kazalarının genellikle sürücü hatasından kaynaklandığını ortaya koyuyor.
Arabalarda daha yoğun otomasyona gidilmesini körükleyen iki neden daha var. Bunlardan ilki dünyada araba kullananların ortalama yaşının hızla yükselmesi. Yaş ilerledikçe sürücülerin yeti ve becerilerinde meydana gelen düşüşü teknoloji kapatabilir ve böylelikle gerek sürücünün, gerekse yoldaki öteki insanların can güvenliğini sağlayabilir.
İkinci neden ise, şimdilerde daha az enerji tüketen çevre dostu arabaların çok revaçta olması. Bu yönde harcanan çabaların büyük bir bölümü enerjiyi daha tasarruflu kullanan motorların yapılmasına odaklansa da, mühendisler çok daha hafif arabalar üreterek bu hedefe ulaşabilir. Ne var ki, hafif sıklet arabalar genellikle pek sağlam olmuyor ve çarpışmalarda çok daha ciddi hasar görüyor. Kazaları önleyen arabalar bu olumsuzluğu bir biçimde giderebilir.
İLK KUŞAK GÜVENLİK
Kazaları önleyen ya da kazadan doğacak zararın etkisini olabildiğince azaltan ilk kuşak teknolojilerin bir bölümü çoktandır bildiğimiz teknolojiler. Emniyet kemerleri, hava yastıkları ve burkulma bölgesi gibi donanımlar, kaza durumunda sürücüyü ve yolcuları koruyor. 1978’de piyasaya sürülen ABS frenler, frene sert basılması durumunda hızın hemen kesilmesine olanak tanıyor ve aracın denetimden çıkmasını önlüyor. TCS sistemleri aracın patinaj yapmasını önlüyor ve buna bağlı olarak da sürücü aşırı hız yaptığında aracın tümden denetlenmesini sağlıyor.
Kısaca ESC olarak bilinen geliştirilmiş denge denetim sistemleri ise sürekli olarak direksiyonun açısını ve aracın yönünü denetliyor. Mercedes ve Toyota şirketlerinin araştırmaları, ESC sisteminin tek araç için kaza olasılığını %29-35, birden çok aracın karıştığı kaza olasılığını da %15-30 oranında azalttığını ortaya koyuyor. ESC aynı zamanda araç algılayıcıları, işletim aygıtları ve bilgisayarların hep birlikte kullanıldıkları ağ tabanlı iletişime dayalı yeni kuşak güvenlik sistemlerinin de temelini oluşturuyor. Güvenlik sistemleri arasında en ilgi çekenler, kazaların önlenmesine yardımcı olan ya da olası kaza durumunda sürücüyü uyaran teknolojiler. Önden çarpma uyarı sistemlerinin belkemiğini iki araç arasında belirli bir mesafeyi ya da zaman aralığını radar verilerine dayanarak koruyan oldukça yeni uyarlayıcı sürüş denetim aygıtları oluşturuyor.
KENDİLİĞİNDEN FREN
Günümüzün kaza uyarı sistemleri gelecekte kazanın önlenmesi amacıyla frene kendiliğinden basan ya da aracın yoldan çıkmasını önleyen teknolojilerin de kaynağı sayılıyor. Ne var ki, bu teknolojilerin sağlıklı biçimde uygulanabilmeleri için bir 10 yıl daha beklemek gerekiyor.
Yolda şerit tutma sistemlerinin temelini dikiz aynasının üzerine iliştirilen video kameraları oluşturuyor. Bu kameralar yoldaki işaretleri izliyor ve sürücü dalgınlık, dikkatsizlik ya da sarhoşluk gibi nedenlerden ötürü şeritten çıktığında, aracın bir yanındaki fren sistemini devreye sokarak rotadan çıkan aracın yeniden şeride girmesini sağlıyor.
Şerit tutma sistemlerine benzer bir başka sistem de aracın yanlarına iliştirilen ses ötesi ya da radar algılayıcılar sayesinde kör noktalarda araç sürücülerini uyaran kör nokta belirleyici sistemler. Piyasada bulunan ve sürücünün hazırlıksız yakalanmasını önleyen bu sistemler kör noktalardaki araçları saptıyor ve yan dikiz aynalarındaki uyarı lambalarını devreye sokarak sürücüyü uyarıyor. Araba üreticileri şimdilerde araçlarla yolun altyapısı arasında bağlantı kuran daha düşük maliyetli kablosuz bir iletişim yönteminin geliştirilmesine çalışıyor. Araçtan araca ya da araçla yol arasındaki bu sistemler sayesinde sürücünün görüş alanının ötesini görmesi bekleniyor. Şimdilerde gelişme aşamasında olan tüm bu güvenlik sistemleri ve kendiliğinden sürüş teknikleri, tam anlamıyla güvenli ve kusursuz duruma getirildiğinde sürücüsüz arabalara geçilmesi hiç beklenmedik bir olay olmasa gerek.
Nitekim, araştırmacılar bu tür arabaların yaşamımıza girmesinin mümkün olduğunu çoktan kanıtladı. 2007 yılında “Boss” adı verilen bir sürücüsüz araba ile çok sayıda başka sürücüsüz araba, Victorville Kaliforniya’da gerçeğe özdeş koşullardaki bir caddede öteki araçlarla birlikte yol aldılar. Kendi kendini idare edebilen araba ve kamyonlar Gelişmiş Savunma Araştırma Projeleri Kurumu’nun robot araçların yaşamımıza girebileceğini kanıtlamak üzere düzenlediği bir yarışa katıldı.
Yarışın ardından General Motors şirketinin yönetim kurulu başkanı G. Richard Wagoner Jr. sürücüsüz arabalarını 10 yıl içinde piyasaya sürebilecekleri yönünde bir kestirimde bulundu. Böylesi bir kestirim son derece iyimser olsa gerek. Ne var ki, robot arabaların çok uzak bir olasılık olmadığı da bir gerçek. (haber7)
19 Aralık 2008 12:30 · daywalker
· Etiketler
ar-ge
,
faturayı yüzde 90 düşüren icat
,
funikatec a.ş.
,
gama ışını
,
hibrit ısı maddesi
,
nobel fizik ödülü
,
teknoloji
,
x ışınları
,
yeni icatlar
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
FunikaTec A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Sözkesen, icat ettikleri "Hibrit Isı Maddesi" (HIM) adını verdikleri madde ile enerji tasarrufu sağlayacaklarını belirterek, "Buluşumuzun Türkiye’ye Nobel Fizik Ödülünü getireceğine inanıyoruz" dedi.
Sözkesen, düşük maliyetlerle enerjinin verimli kullanılması ve bozulan ekolojik dengeye çözüm sunulması için geliştirilen buluş ve projelerini açıklamak amacıyla düzenledikleri basın toplantısında, dünyadaki enerji sorununu çözecek ve enerji tasarrufu yapacak "Hibrit Isı Maddesini" bulduklarını söyledi.
100 LİRALIK FATURA 7 LİRA OLACAK
Bu maddenin kullanılmasıyla ekonomiye Türkiye’de yılda 20 milyar, dünyada ise 2 trilyon dolar katkı sağlanacağını öne süren Sözkesen, "Bir iş adamı olarak aylık enerji masrafınız 100 lira ise bu teknolojiyle bu 7 liraya düşmektedir. Bu projemizle ilgili şu anda 15 firmayla görüşüyoruz. Bunlar yılbaşından itibaren buluşumuzu kullanabilecekler" diye konuştu.
Sözkesen, ürünün sağlayacağı tasarrufun dünyadaki enerji darboğazına çare olacağını savunarak, "İşte bu yüzden bu buluşumuzun Türkiye’ye Nobel Fizik Ödülünü getireceğine inanıyoruz" dedi.
Hibrit Isı Maddesinin kullanım alanının geniş olduğunu dile getiren Sözkesen, ısı olan her mecrada kullanılabilecek ürünün, otomotiv ve tekstil sektörü gibi alanlarda da yarar sağlayacağını söyledi.
Nuri Sözkesen, Denizli’deki fabrikalarında Ar-Ge bölümü oluşturduklarını, cirolarının yüzde 3’ünü oluşturan 1,5 milyon doları ayırdıkları bölümün, Hibrit Isı Maddesi’nin de aralarında bulunduğu 6 buluş gerçekleştirdiğini ifade etti.
Buluşlarla ilgili bilgi veren Sözkesen, "Çöllerin yeşertilmesi, çöl alanlarında tarım ürünlerinin yetiştirilmesi için lazer destekli bir sistem oluşturduklarını", "GAMA ışını radyasyonunu durduran hibrit polimer bileşik icat ederek zararlı radyasyon ışınlarına karşı yeni nesil bir koruyucu ürettiklerini", "HYD-X Ray radyasyonunu durdurucu bir madde bulduklarını", "Elektromanyetik dalgayı durduran kumaş yaptıklarını" ve "Robot internet takip sistemini oluşturduklarını" bildirdi.
Bu buluşların patentleri için ulusal düzeyde başvuruda bulunduklarını anlatan Sözkesen, icat ve buluşların zor, zahmetli ve masraflı olduğunu, ancak bunları ticarileştirmenin çok daha zor olduğunu sözlerine ekledi.
Muğla Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Vekili ve FunikaTec A.Ş. Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Eltez de, Hibrit Isı Maddesiyle ilgili teknik bilgi verdi.
"Enerji, ekonomi ve ekoloji, yani ’3E’ dediğimiz, dünyanın temel değerleridir. Buluşumuz olan Hibrit Isı Maddesi kullanıldığı takdirde enerji tasarrufu sağlayacak, hem ekonomiye katkı yapacak hem de ekolojik olarak çevreye zarar vermeyecektir" dedi. Hibrit Isı Maddesi’nin kompozit bir madde olduğunu anlatan Eltez, içindeki enerji paketçiklerinde moleküler titreşimin ısı enerjisi sağlayarak enerji tasarrufu sağlayan maddenin yüzde 90 oranına kadar elektrik tasarrufu sağlayabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Eltez, "Bu buluşun temeli tamamen fiziksel olup, ’moleküler rezonans’ tabiri ile açıklanabilmektedir. Ortaya çıkan fazla ısı ’termodinamik COP performans katsayısı’ ile ifade edilmektedir" diye konuştu.
02 Kasım 2008 03:53 · daywalker
· Etiketler
breithorn
,
cyberdyne
,
cyberdyne hibrit destekleyici kolbacak uzvu (hal)
,
güncel haber
,
hibrit destekleyici kolbacak uzvu (hal)
,
japonya
,
matrix
,
matrix 3
,
pirinç
,
sensör
,
teknoloji
,
teknoloji haberleri
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Teknoloji alanındaki gelişmeler kurgusal olarak önce sinema perdesinde gözükür ilerki zamanda da piyasaya tanıtımı çıkar. Matrix 3'de gördüğümüz insan kontrollü içerisine yerleşmeli robotlar, bu tam mümkün olmadı şuan itibariyle lakin teknolojik kurgular ve beyaz perde de yansıtılanlardan gördüğümüz kadarıyla küçük bir giysiyle insan vücudununun direncini 10-20 kat artıran aksesuarları duyduk. Filmlerde çok rastlarız bilirsiniz. Derken zamanın getirdiği teknolojik hediylerden bir tanesinin de tanıtımı yapıldı. Ne mi ? Robot giysi Hibrit Destekleyici Kol/Bacak Uzvu (HAL) Cyberdyne denilen bir Japon firması tarafından geliştirildi. Giysi cilde takılan ve beynin belirli bir hareketi gerçekleştirmek için sinir sistemi aracılığıyla yolladığı elektrik dalgalarını algılayan sensörler aracılığıyla çalışıyor. Sensörler, robot giysinin elektrikli kol ve bacak kısımlarına yönlendiren bir bilgisayara bağlı. Giysi sinyal algılanır algılanmaz gerçek ayak kası harekete geçmeden hızla hareket ediyor. Giysinin üst kısmı kol gücünü artırıyor. Deneme sırasındaki elbiseyi giyen kişi 40 kg'lık 3 çuval pirinci "banamısın" demeden rahatlıkla havaya kaldırmış. İki yıl önce giysinin prototipini giyen dağcı, elleri ve ayakları felçli olan kişiyi yaklaşık 4200 metrelik Breithorn Dağı'nın zirvesine kadar sırtında taşımış. 500 adet üretilen giysinin alt parçacıkları aylık 300 bin pounda kiralanacakmış(kiralamak isteyenlere duyurulur)
< HAL Resimleri >
06 Ekim 2008 11:45 · daywalker
· Etiketler
aktif arama
,
aktif arama tuzağı
,
aktif aramayı iptal edebilmek için neler yapılır
,
cepte aktif arama
,
operatörler
,
teknoloji
,
telesekreter
,
telfondaki aktif arama ve telesekreter özelliği
Yabancı ve Yerli Müziklerin KlipleriAcil bir işiniz çıktı ve de arkadaşınızın yardımına ihtiyacınız var, büyük bir istekle telefona sarıldınız ve de ne olsun arkadaşınızın telefonu kapalı başladı "şu anda aradığınız kişiye ulaşılamamaktadır" falan filan.Buraya kadar hikayede sizin rolünüz bitti. Zaman geçer, derken arkadaşınız telefonu açar ve de ne görsün kendi operatöründen mesaj gelir ve de bilmem ne numarası seni şu gün şu saatte aradı diye. Ve bu esnada daha doğrusu sizin arkadaşınızı arayıp da ulaşamadığınız esnada sizden kendi operatörünüzden kontör kesimi yapılır. 1 veya 1,5 kontör kadar (aranan kişiye
ulaşamayanlardan bir kontör düşülüyor. Eğer aranan kişinin telefonu da
telesekreter ayarlı ise dinlenen bir saniyelik 'aradığınız kişiye
ulaşılamıyor' mesajı için de kullanıcıların ayrıca bir normal arama
karşılığı ücretlendirildiği belirtiliyor. Kullanıcı, eğer iki dakika
sonra yine ulaşamazsa 1,5 kontör kaybı daha oluyor). İşte bu sistemin ismi "Aktif Arama" oluyor. Ve de her telefonda ek bir özellik olarak bulunsa da sizin operatörünüz aracılığıyla azıcık azıcık kontör kaybına sebep veriyor. Unutmadan telefonlarımızda bulunan "Telesekreter" de bunun gibi yani ücretsiz (free) değil. Operatörlere bu konu hakkında gelen sorulara karşı sadece "Aktif Arama" nasıl iptal edilebilir diye bilgi vermekten daha ötesine karışmıyorlar. Biz bize satılan ürünler hakkında ne kadar bilgi sahibiz ya da kullandığımız aletlerin hangi ölçülerle bize bizim haberimiz olaraktan yarar-zarar sağlıyor.
Aktif Aramayı iptal edebilmek için;
Telefonunuza ##002# numaralarını tuşladıktan sonra arama tuşuna basınız ve biraz sonra(1-2sn sonra) "Aktif Arama İptal Edildi" diye bir yazı belirecektir telefonunuzun ekranınında. Bence hiç beklemeyin yapın hemen bu eylemi.
10 Eylül 2008 11:50 · daywalker
· Etiketler
avrupa nükleer araştırma merkezi
,
büyük patlama teorisi
,
cern
,
cern bing bang deneyi
,
cern laboratuvarı
,
cern türkiye
,
fizik
,
fizik deneyleri
,
google logoları
,
higgs parçacığı
,
teknoloji
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Uzun bir zamandır yapılması planlanılan Big-Bang deneyi bugün yapılacak.Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi(CERN)'nde yapılacak ve “büyük patlama” sonrasında yaşanan yüksek enerji ve yüksek yoğunluğu oluşturma amacı güden deneyde 3 soruya yanıt arayacak; 1.si maddeye kütle kazandıran parçacık olan “Higgs parçacığı”nı bulmak, “Büyük Patlama” teorisini ispatlamak. 2.si “karanlık madde”nin ne olduğunu anlayabilmek. Evrenin yaklaşık yüzde 30’unun “karanlık madde”den oluştuğunu biliyoruz. Fakat ne olduğunu, içeriğini bilmiyoruz. Buradaki amaç yüksek enerjiye ulaşıp “karanlık madde”yi deneylerde ortaya çıkarıp özelliklerini ölçmek. 3.sü olarak da, fizik kanunlarına göre evrenin yarısının anti maddeden oluşması gerekiyor. Ama evrende anti madde yok denecek kadar az. Çünkü her parçacığın bir anti maddesi var. Evren bu kanunun üzerine kurulmuş. “Büyük patlama”dan sonra bu anti maddeye ne oldu? Bu sorunun yanıtı aranacak. Maddenin ve evrenin nasıl oluştuğu anlaşılacak.
Parçacıkların neden kütlesi olduğu, bu kütlenin varlığının sağladığı düşünülen “Higgs parçacığı”nın keşfedilmesi ve evrenin yüzde 96’lık bilinmeyen kısmının ne olduğu gibi sorular cevabını bulacak.Deneyin sağlayacağı yararlar sadece bunlarla sınırlı değil,teknoloji kavramı açısından oldukça etkilere sahip olacağı söyleniyor.Bunun en etkili vurgusu ise patlama sırasında yeni parçacıkların bile ortaya çıkabileceği imkanı.Ayrıca bu deneyde çalışmaları sürdüren binlerce bilim adamının içerisinde 50 de Türk bilim adamı var.CERN'e daha üye olmayı başaramayan Türkiye bilim adamlarıyla katkısını sürdürüyor.
Maddenin içerisindeki atomları birlikte tutan kuvvetin ne olduğunu merak eden bilimadamları bunu bulabilmek için ve bununla birlikte birkaç soruya da cevap bulmayı umuyorlar.Dün haberlerde izledim ve de bu deneye tepkili sözler israf eden birkaç kişi varmış,yok deney sırasında kara delik oluşacakmış da dünyayı yutacakmışmış...Ben diyorum ki Rönesans zamanını düşünürsek belki bu kesim Kilise'nin elemanları olmasın mı?
Bu arada Google bu deneyi vurgulamak için de CERN BİGBANG DENEYİ LOGOSU yapmış hemencik de...
30 Ağustos 2008 09:21 · daywalker
· Etiketler
bilgisayar aksesuarları
,
bütün cihazları kontrol eden kumanda
,
casio
,
casio ex-f1
,
cebit bilişim fuarı
,
cebit bilişim fuarı 2008
,
e-kağıt
,
ev elektroniği
,
fuar
,
iş dünyası
,
kablosuz hoparlör
,
logitech
,
megahertz
,
notebook
,
pr
,
protecto tv
,
teknoloji
,
telekomünikasyon
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Bilgi ve iletişim teknolojileri alanında dünyanın yedinci, Avrasya'nın ise en büyük fuarı olarak İstanbul'u Avrasya'nın 1 numaralı dijital iş platformu haline getiren CeBIT Bilişim Eurasia, bu yıl 7-12 Ekim 2008 tarihlerinde gerçekleştirilecek.Şimdiye kadar yaptığı tüm fuar etkinlikleriyle şirketler üzerinde ve ziyaretçi kitle üzerinde olumlu etki bırakan CEBIT yeniden ilgi odağı olacak.
Benim şimdiye kadar gitmeye fırsat bulamadığım-zamanım yok manasında değil tabii ki de,İstanbul uzak yer- CEBIT bu sene de dünyada 70 kadar ülke ve bölgeden 150 bini aşkın ziyaretçiyi İstanbul TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi'nde bir araya getirerek sinerji oluşturacak.Bu sene nasipse gideceğim bilakis o zaman diliminde Kocaeli'nde eğitim sürecine başlamış olacağım.Eee bu zamanda da gitmesek ayıp olur ama de mi?Fuar İstanbul'un Avrupa Yakası'ndaki TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi'nde yapılacak ve fuara katılım için biletlerin fiyatı 20ytl.Biletlerin alımı fuarın girişinde yapılacak.Fuar özellikle yeni geliştirdiği ya da tasarladığı ürünleri tanıtma amaçlı olarak şirketlere büyük bi katkı sağlıyor,benim için en bakınalası kategori "Teknoloji".CEBİT fuarı İş Dünyası, Dijital Yaşam, Telekomünikasyon ve Ev Elektroniği olmak üzere 4 ana bölümde toplanıyor.
CEBIT BİLİŞİM EURASİA from mc daywalker on Vimeo
Kurumsal çözümler, ürünlere katma değer sağlayan gömülü teknolojiler ve her büyüklükteki işletmeye yönelik yenilikçi fikirlerin yer aldığı CeBIT Bilişim Eurasia, doğru kitlelerin doğru noktada buluşmasını sağlayacak pek çok projeyle zenginleşecek.
CEBIT 2008'deki Yeniler;
Yüksek performansta fotoğraf çekebilen CASİO EX_F1
Japon elektronik şirketi Casio, bugüne kadar görülmeyen yüksek performans ve fotoğraf çekme fonksiyonuna sahip modeli EX-F1'i IFA'da duyurdu. Çok hızlı fotoğraf çekebilen makineyle, hızlı konular ve anlar yakalanabiliyor. Yeni model, gözün bile göremeyeceği ayrıntıları yakalayabilme özelliğine sahip. 6 megapiksel çözünürlüğü ve 12 x optik zoom'u bulunan makine, yüksek hızda video kaydı özelliğine de sahip. Saniyede 60 kare fotoğraf çekebiliyor.
Notebooklar için kablosuz hoparlör
Bilgisayar aksesuarları üreticisi Logitech, dizüstü bilgisayarlar için kablosuz hoparlör üretti. Z-500 Wireless Notebook Speaker'la bilgisayarlarda kablosuz müzik dinlemek mümkün hale gelecek. Yeni hoparlörde, yüksek performanslı kablosuz teknoloji kullanılıyor. Z-500 hoparlör akustik sürücüleri sayesinde, PC ve Mac bilgisayarlarda da dengeli bir ses çıkışı sağlıyor. Z-500 ile müzik dinlemek için kablosuz USB dongle'ın (parçasını) kullanılması gerekiyor. Hoparlörün pil ömrü 12 saat.
Bütün cihazları kontrol eden kumanda
One For All firması ailelere yönelik kauçuktan yapılmış uzaktan kumanda modellerini tanıttı. Kumanda, hem tuşlarla hem de darbe korumalı olarak kullanılabiliyor. Kumandanın Protecto TV, Protecto 2 ve Protecto 4 şeklinde üç modeli bulunuyor. Bu modeller, televizyon, DVD oynatıcısı, uydu alıcısı ve set top kutularının da içinde bulunduğu dört tane cihazda aynı anda kullanılabiliyor. Tek bir tuşa basarak birçok cihazın aynı anda birçok fonksiyonunu çalıştırabiliyor. Macro özelliği bulunan kumandada arkadan aydınlatma tuşları bulunuyor.
Görüntüyü sınırsız olarak saklayan E-Kağıt
Delta Electronics yüksek performanslı olan ve e-kâğıt olarak bilinen elektronik kağıdını tanıttı. E-kâğıt Bridgestone Corporation QR-LPD (likit güç gösterimine hızlı cevap veren) teknolojiyle üretildi. Yeni teknolojiyle geleneksel gösterimlerde kullanılan enerjinin miktarı azalacak. Elektronik kâğıt, geleneksel mürekkebin kâğıt üzerindeki görüntüsü olan gazete, kitap ve dergi gibi ürünlerin görüntülerini taklit edecek şekilde tasarlandı. E-kağıdın sağladığı görüntü normal basılı kağıdın özelliklerine ve elektrik kullanmadan sınırsız saklama kapasitesine sahip. Bu arada dizüstü bilgisayarların daha ucuz, küçük ve daha düşük özellikli modelleri olan netbook'lar bu yıl IFA'nın gözdelerinden oldu. Fujitsu Siemens Amilo Mini netbook da tanıtıldı. Amilo Mini küçük ve hafif, 9 inç ekrana sahip. 1.6 MegaHertz işlemcisi bulunan modelin birkaç farklı konfigürasyonu olacak. Hard disk sürücüsü depolama alanı 30 Gigabyte'dan 80 Gigabyte'a kadar değişecek. 1 Gigabyte hafızaya sahip olacak ve Windows HP Home işletim sistemi bulunacak olan ürünün Avrupa'da eylül ayında piyasaya sunulması planlanıyor.
kaynak
27 Ağustos 2008 12:53 · daywalker
· Etiketler
baz istasyonları
,
bilişim
,
cep telefonu
,
dijital görünemzlik
,
dijital görünmezlik sağlayan takım elbise
,
dijital görünmezlik sağlayan takım elbise 500dolar
,
fotoğraf makinesi
,
italyan takım elbise markası remus uomo
,
remus uomo
,
teknoloji
,
www.remus uomo.com
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
İtalyan takım elbise markası olan REMUS UOMO,dijital ortamda görünmezlik imkanı tanıyan takım elbise geliştirdi.Piyasada sadece 500$cık küçük bi fiyata alıcı bulmak isteyen takım elbise,ortaya sürdüğü etkili sonuçlarlada bilim dünyasını etkiledi.Nanoteknoloji sayesindeki içerdiği ipliklerin öncülüğünde kendisine doğru gelen radyasyon ve elektromanyetik dalgaların %99 oranında geçirmiyor ve böylecede dijital ortamda görünmezlik pelerini giymişlik kazandırıyor.Çevredeki radyasyonlardan etkilenmekten çekinenler ve onlardan hoşlanmıyanlar için üretilen bu takım elbisenin cebinde cep telefonu bile muhafaza etse baz istasyonundan sinyal geçişine izin vermiyor ve böylecede telefon çekmiyor,yani çevrim dışı hesabı güdüyor.Fotoğraf makinesinde ve bunlar gibi birçok alanda dijitallik ifadesi oluşturan tüm aletlerde "dijital görünmez"lik kılıfını kendisine geçiriyor.
27 Temmuz 2008 14:51 · daywalker
· Etiketler
8mp'lik telefon
,
c905
,
cep telefonu dünyası
,
cyber shot
,
hafıza kartlarıyüz tanıma fonksiyonu
,
nokia
,
nokia telefonları
,
shiho
,
sony
,
sony ericsson
,
sony ericsson c905
,
sony ericsson tasarımları
,
teknoloji
,
wi-fi
,
ıtc-60 tv
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Cep telefonu
dünyasının devlerinden Sony Ericsson'dan fotoğraf çekmeyi sevenlere muhteşem bir telefon;Shiho kod adlı SE C905...Sizinde kavrayabileceğiniz gibi kaliteli bi foto çekebilmek için neler gerekli,tabii ki de kameranın MP'si.İşte bu açıdan bu Shiho sizi doyuracak tipten bir model.Kendisi 8mp'lik kameraya sahip ve oldukça kaliteli çekimler yapma imkanı sunacak.Cyber Shot özellikli kameranın özelliklerinden bilinen şunlar;gerçek kamera flaşı,xenon flaş,yüz tanıma fonksiyonu,otomatik odaklama(oto-focus),akıllı kontrast ayarı,görüntü dengeleyici,resim stabilizasyonu...
2.4 inç'lik ekrana ve çizilmeye karşı tasarlanmış dayanıklı mineral cama sahip olan C905,Wi-fi bağlantısıyla da kendisini kullanılır kılıyor.Ayrıca sahip olduğu ITC-60 TV çıkış kablosuyla da televizyona fotoğraf aktarımı yapılabilecek.Pil performansı yönünden de etkili bi model.380 saat bekleme ve 9 saat konuşma imkanı sunuyor kullanıcıya.Piyasada 2gb'lık hafıza kartıyla yer bulacak.
Çok güzel tasarım,özellikleri de iyi(zaten kamera da Sony Ericsson en iyisi bence) ama ne yapalım ben Nokia'cıyım abisi....
10 Temmuz 2008 16:23 · daywalker
· Etiketler
abd
,
frontline aerospace
,
hummer
,
teknoloji
,
teknolojik icatlar
,
usa
,
v-star
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Askeri alanda şuana kadar öne çıkmış araçlardan bir tanesi de insansız uçabilen uçaklar,herkes biliyordur.Bu seferki icat UAV(insansız hava aracı)lerle aynı tipte ama bu biraz daha farklı,nasıl mı,şöyle düşünün Hummer'ın insansız uçan uçak tipi.Bu alet 180kg yükü 530 km'lik hızla 1000km mesafeye kadar götürebiliyor ve pilotsuz bir şekilde.Aletin adı V-star.ABD askeri donanım şirketlerinden biri olan Frontline Aerospace'in ürünü olan V-Star'dan bahsediyorum.Bu eleman öncülük yapıyor ve ileri mevki hakkında ön bilgi sunuyor.Ayrıca sıkışık durumda olan askeri time techizat yardımında bulunmayı da bi hayli kolay duruma getirmiş oluyor.Bakalım daha neler göreceğiz neler...