| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Güncellemeye DevamRSSYorum RSS
7 "kocaeli" etiketi kullanan gönderi "kocaeli" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Kocaeli ve İstanbul'da İki Gün ; Ders Kaydı 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

    Tatil bitti ve de yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte üniversite ders kayıt tarihleri belirlendi ve de birçok üniversiteli kardeşimizle birlikte biz de ünviersitenin yolunu tuttuk. Ve de ayın 15'inde üniversite ders kaydı için eğitim görmeye devam ettiğim yer olan Kocaeli'ye gittim ve de gerekli olan ders kaydı işlemleri için yazın sıcağıyla, yolculuğun verdiği yorgunlukla cebelleştim. Aslında fazladan gerekli olan bir çaba istemiyordu fakat bu benim 2. üniversitem ve de diğer üniversitemden verdiğim dersleri burada da saydırmak yani verdirmek istiyordum bu da bayağı bir emek siteyen statüye girdi. Özellikle bu benim bir dönemde alacağım ders sayısını 8'den 4'e düşürecek nitelikte olması beni bu işe iten sebep oldu. Bi daha o dersleri kim görmek ister ki değil mi? Hangi dersler mi söyleyeyim ; Türk Dili, İnkılap Tarihi, Bilgisayar Giriş ve de Fizik dersi. İnş. bu derslerden muaf olacak ve de bir dönemi 4 dersle geçireceğim.
     O günden kısaca bahsedeyim; burdan arkadaşla birlikte yola çıktık önce İzmir Otogar'da güzel bir iftar ardından da otobüs yolculuğu ve de sabahın 4'ünde İzmit(KOCAELİ) Otogarı'na varış ve orada bu ramazana tat katacak nitelikte bir sahur. Merkeze otobüslerin kalkış vakti 6:30 olduğu için de o zamana kadar otogarın mescidinde bekleyiş. Zaman geldi biz merkeze doğru yol aldık ve eşyalarımızı eve bıraktıktan sonra da istikametimiz doğruca Kocaeli Üniversitesi Merkez Kampüsü, gittik önce arkadaşın harç parasını yatırma işlemleriyle haşır neşir olduk daha sonra da ayrılarak da kendi ders kayıt işlemlerimizi yapmaya. Benim bu ders saydırma-verdirme olayları olduğu için bayağı uzun sürdü. Önce ders saydırcaz-verdircez sonra da ders kaydı için en alt kattaki pc odasından dersleri seçeceğiz ve de danışman hocamız onaylayacak. Arkadaş benim iş uzun süreceği için beklemedi gitti merkeze doğru. Ben de ders saydırma-verdirme işlemini hallettim ki dersleri siteden seçeceğim bi de ne olsun öğle arası tatili. Pc odası kapanır, danışman hoca da öğle yemeğine gider. Sonunda öğle yemeği bitti, hocam geldi ama bu sefer de pc odası açık değil. Koştur abi koştur derken gittim kampüsün net cafe'sinden halletim işimi, sonra da ders kaydı işleminin gerçekleştiğini ifade eden kağıdı elime aldığımda içimden koca bi OH !! çektim.
     Daha sonra da arkadaş sağolsın gel İstanbul'a kaçalım, orada teyzemler var ziyaret eder, iftarı orada yapar ve de yarın İzmir'e döneriz dedi. Ben de tabii dedim, zati o yorgunlukla İzmir'e dönmemiz zordu. İstanbul'a gittik sağolsun arkadaşın teyzesi ve eniştesi bizi güzel ağırladılar. Ve de döneceğimiz gün arkadaşlar birlikte Üsküdar, Eminönü, Sultan Ahmet, Kapalı Çarşı, Kadıköy derken birçok yeri gezdik. En çok hoşnut kılan beni vapurla Avrupa Yakası'na geçişimizdi. İstanbul'a yatay geçiş yapma isteğimin temel nedeni budur. Gün bitti ve de istanbul'dan ayrıldık ve de ertesi sabah İzmir'e ayaklarımızı bastık.
Ders kaydının ve de yolculuğun verdiği yorgunluğu gezilerle biraz da olsa hafifletmeyi başardık.Ve de bayramdan sonra Kocaeli'ne dönmek üzere İzmir'deki cafede parmaklarımı çalıştırıyorum şuan. Her ünviersiteliye şimdiden BAŞARILAR.

Kocaeli'de ve İzmir'de burs veren kuruluşlar 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

ÖSS'yi geçtikten sonra dertler birbir sıragelir üzerimize doğru,ha yerleştim yerleşmedim,ha tamam oldu bu iş haydi kayda derken şimdilerde de birçok üniv.'li genç gibi ben de burs burs sitelerde dolanıyorum,bakarsın buluruz(inş.).Ben İzmir'de ikamet ediyorum(yani ailem burada) ve Kocaeli'nde eğitim görmekteyim KOU'de.Beni ilgilendiren mekanlar burası anlıyacağınız,benim için "ben nerelerden burs bulabilirm" sorusuna ilk cevap bu iki şehirden gelecek elbette.Şu günlerde İzmir Ticaret Odası(buradan başvurunuz) burs başvurusu var ayın 15'inden beri de aktif halde,ailesi İzmir'de ikamet edenler kaçırmasın derim bu fırsatı;ben başvuracağım da bi iki eksik nokta var onları halledeceğim inş.Fazla sıkmayalım sizi işte il il burs veren kuruluşlardan;

  • İzmir'de;


- Adalet Kültür ve Eğitim Vakfı Fevzi Paşa Bulvarı Doğruel İşhanı No:136/602 Çankaya Tel: 4890855

-Ahmet Tatari Eğitim Kültür Vakfı Yavuz Selim cad. No:2 Çamdibi Tel: 4612793

-Akyaka Orta ve Yüks.Öğrt Vakfı Mürsel Paşa Bulvarı 1265 sok.No:10/9 Basmane Tel:4459540

-Akyazılı Orta ve Yüksek EğitimVakfı 502.Sok. No:39 Hatay Tel: 2557912

-Doğanata Eğitim Ve Kültür.Vakfı 18. Sok.No:12 Güzelyalı Tel:2855300

-İzmir Büyükşehir Belediyesi

-İzmir Ticaret Odası

  • Kocaeli'de;


-Amiral Vehbi Ziya Dümer Eğitim Vakfı
(Deniz Eğitim Komutanlığı Karamürsel Kocaeli)
-Kocaeli Eğitim ve Gençlik Vakfı
(Demiryolu Cad. No:5 Kocaeli)

-Körfez Eğitim ve Kültür Vakfı
(Ağadere Cad. Ahinler Ap. No:19/1 Kocaeli)

-Nuh Çimento Sanayi Vakfı
(Nuh Çimento Tesisleri Hereke Kocaeli)

-Kocaeli Belediyesi

Ve burs veren tüm vakıfların listesi (indir)

Burak,G00gle artık benim de amcam... 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

Blog deryasında kulaç kulaç yüzmeme sebep olan bi insan o.Kim mi? Burak...Zat-ı muhteremle birlikte hemen hemen 1 senelik geçmişim oldu Kocaeli'nde.Bizim muhabbetlerimizde bi iki arkadaşla birlikte Burak'ı alaya alır "hadi be sende,ne yani sen burda gidiyorsun nete canın ne isterse onu yazıyorsun,sonra da millet bunu okuyor mu?" gibisinden laflar sarfediyorduk.O bizi hiç de kayleye almıyordu ama.Ve günler geçti bizim blogcu Burak msn'de,nick kısmına ne yazmış biliyormusunuz,"google amcam sağolsun"..Meğer bizim Burak o ay içerisindeki Adsense reklamlarından epey bi gelir elde etmiş ki Google'a artık amca diyor...zaman geldi ve geçti bende onun hevesiyle bi start noktası koyuverdim blog deryasında.O gün bügündür bi o yana bi bu yana sallanıp duruyorum.Ve sonunda bu da oldu;"BURAK DUY BENİ,G00GLE ARTIK BENİM DE AMCAM !!"..

"Alışveriş Fiş"inizi almamazlık yapmayın 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

Alışverişe giden herkes istekli ya da isteksiz bi şekilde fiş almaz.Ancak bunun ucunda nelerin olup bittiğini bi anlık düşünse bir daha fiş almadan çıkmayacaktır.Benim önceleri fiş alma alışkanlığım yoktu,sağolsun hazırlık sınıfndayken İngilizce öğretmenim sınıftaki yaptığı kısa konuşmayla benim fiş dünyasına yaptığım bakış açımın açısını değiştirdi.Şöyle demişti "ne olursa olsun fiş almadan çıkmayın,bilakis fiş almadığınız takdirde market sahibi %18'lik (ya da kaçlıksa) vergiden kar ediyor.O %lik kısım ona gideceğine sende kalsın çünkü %lik vergiyi vermediği takdirde pay ona kalıyor her türlü para senden çıkmış oluyor,eğer market sahibi fiş kağıdı kalmamış giib bahaneler üretiyor ve fiş vermekten çekiniyorsa %lik payı düşerek siz ücreti ödemeye dikkat edin-parayı sokakta mı buluyoruz-"....İşte bu cümlelerden sonra-virgülüne kadar hocamın dediklerinin aynısı değildir ama manayı analdınız- ben de fiş dünyama bi daldım pir daldım,o gün bugündür ben o eski ben değilim her gittiğim yerde fiş almadan geçmiyorum...Geçenlerde yani geçen cuamrtesi günü Kocaeli'den bi arkadaşla İzmir Kemeraltı Çarşısı'na doğru koyulduk ve hoş muhabbetlerle birlikte hasret giderdik derken vakit geçti acıktık falan,sonra girdik bi lokantaya yedik içtik doyduk-hamdolsun- kalktık masaya yöneldik.İçtiğimiz bi tas çorbaydı ödediğimiz miktar 12 ytl'ydi.Açıklayayım biraz 2tas çorba 3,5ytl'den 7ytl ve 2küçük şişe su 1,5ytl ve bi de hani dier yerlerde çorbanın yanına salata yaparlar ya girdiğimiz bu lokanta salatadan da para aldı mı 3,5ytl oldu bize 12 ytl...İşin para kısmında değilim canımı sıkan nokta fişi aldıktan sonraki kısım oldu.Fişi öğleden sonra saat 5 civarlarında (17:12'de) aldım ve kesilen fiş sayısına baktım bizimkisi 60tı.Ve bi de ürünün toplam fiyatı 12ydi ama biz döner yemedik ki kardeeeeeşim...(Fişi eğer kaybetmediysem evde fotolayıp buraya koyacağım inş. kaybolmamıştır.) biz içerdeyken hemen hemen tüm masalr doluydu,ve 2katlı bi lokantaydı.O esnada 20 den fazla masada müşteri vardı ve ayrıyetten dediğim gibi biz fişi 5 civarlarında almıştık ki bu işyeri sabah 8 gibi açılıyordur,nerde bu geri kalan fişler....Yapılan karı siz düşünün.....Benden demesi FİŞsiz çıkmayın.....

Yolcudur Abbas Bağlasan durmaz... 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

yolculuk_yol_izmir_izmit_efe_tur_Niye başlık olarak bu cümleyi yazdım bilemiyorum,biraz daha artistik bir başlık yazabilirdim ama gönlümden geçen bu oldu.Neyse ne diyor başlıkta "yolcudur Abbas bağlasan durmaz" mana itibariyle yazan kişi -yani bu şahıs ben oluyorum- bugün İzmir yolcusuyum gece saat 12de EFEtur'un katkılarıyla

En son ara tatilde gitmiştim memlekete yani memleketin havasını almayalı nerdeyse 5 ay olacak(fazla yuvarladım sanki)...İçimde hasretten yana hiçbirşey yok çünkü gurbete alıştık.Sadece burda canım sıkıldı İzmir'e gideyim de biraz tatil yapayım diyorum-büyük bir sebebi de burda arkadaş kalmadı herkes memleketine uçtu gitti.Hal böyleyken yolculuk var anlıyacağınız.Yolculuk 7 saat sürer büyük ihtimal herhangi bir engel çıkmadığı sürece.Geçen seferki yolculuğumda burdan İzmir'e gidişimde gece hiç uyumamıştım sağolsun bir arkadaşla(benim için çok önemli bir şahsiyet kendisi) mesajlaşmıştık yolculuk esnasında ama bu sefer yalnız kalacak gibiyim.Bu sefer yanımda arkadaş da yok mesajlaşacak kimse de bakalım yolculuk nasıl geçecek.Ve 2 haftadır uyuyamıyorum geceleri umarım(inş.) bu yolculuk sırasında uyuyabilirim...Otobüs biletleri de el yakıyor ,mesela benim burdan İzmir'e gitme maliyetim 40ytl,ben sene başında buraya 25ytl'ye gelmiştim ve burdan da gene sene başında 28ytl'ye gitmiştim.Zaman ilerledikçe zam üstüne zam yapıldı,petrol fiyatlarının artması biletin de fiyatını artırdı doğal olarak...(Otobüs firmaları hakkında geniş bilgi için)...

Neyse ben daha duramam buralarda boşuna bağlamayın,ben bu gece saat 12de İzmir'e kaçar... Şimdiden bana hayırlı yolculuklar...

Dün tiyatrodaydım.... 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

sabancı_kültür_sitesi_kocaeli_izmit_ Arkadaşlarımla birlikte dün hayatımda ilk defa Sabancı Kültür Merkezi'nde ki tiyatroya gittim.Oyunun ismi "Eşrefpaşalılar" idi.Oyunda zamanın kabadayı mekanı olan Eşrefpaşaya kapısı mühürlenmiş bir camiye vaiz olarak atanan bir hocanın karşılaştığı zorluklar ve güzelliklerden ibaret.Mahallenin Falçata Nusrettin isimli delikanlısı namı değer kabadayısı hapishaneden çıkar ve Eşrefpaşaya gelir ve hocanın yardımıyla çevredekilerin imanı rahata ere.Vala çok güzel yansıttılar oyuncular.İlk defa tiyatroya gittim ve benimde çok hoşuma gitti.Bu arada İzmir ile alakalı çok klas espriler vardı.Anlayan güldü tabii ki ben bi güldüm(İzmirde büyüdüm) arkadaşlar döndü baktı ki neye gülüyorsun diye...En çok etkileyen sahnesi Falçata Nusrettin ile sevgilisi Leyla bir bankta oturuyorlar ve kıza evlenme teklifi edecek bizim kabadayı.Kızın da tümörü var beyninde fazla  heyecandan olsa gerek gerçi ilahi kudret oracıkta canını teslim ediyor Azrail'e...Güzel bir deneyim oldu Rabbime hamd olsun ki bugünleri de gördük...Ya bi de Memduh tiplemesi vardı bayagı komikti....Olaylar anlatılmaz yaşanır derler ya aynen öyle...

"Aşk şiddetli bir muhabbettir.Eğer onu gerçek sahibine vermezsen acı çekersin."

Tarih 03.05.2008 piknikte Kocaeli'nin Akçat yerleşkesindeydim.... 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

akçat_piknik_muko_ Sınıf arkadaşım Levent beni ders çalışalım diye hafta sonu kendisinin kaldığı yer olan Karamürsel'e çağırdı.Bende davete iştirak ettim(böyle şans kaçar mı).Ders bahanesi bayağı büyük bir abartma oldu ve cumartesi günü Akçat'a pikniğe gittik.Orada yaşadığım olayları unutamıyacağım.Cumartesi gününden bir gün önce yani cuma günü de sınıf arkadaşlarımızdan birkaç kız arkadaş Levent ve ben Karamürsel'in kıyısında takıldık.Cuma günü süper geçti hepimiz için.Gerçi benim için muhteşemdi.Gelelim cumartesi günkü piknik olayına.O kadar olay oldu ki hangisini yazayım diye şuan biraz zihnimi çalkalıyor ve yine çalkalıyor düşünerek yazıyorum.Öncelikle burdan AKÇAT belediyesi otobüsüyle piknik alanına gittik.Piknik alanı şunlardan ibaret her yer çimen bizim oturacağımız yerin yanından da hafiften akmaya devam eden küçük bir dere ve o güzelim temiz hava.Sonra ardından güzel bir kahvaltı.Daha sonra isteyenler maç yaptı.Biz de bu arada 3 arkadaş etrafı gezdik fotograf falan çekildik.Neyse işte sıra geldi günün öğle yemeğine menüde saçta kavurma yanında da salata ve bunların üzerine 16 aç insanı eklersek atmosferi siz düşleyin artık.Yapanın elinse sağlık ki ben son lokmaya kadar sofrada kaldım.Veeeeeeeeeee sonra da kendi aralarında yapmaya alışık olan bu arkadaşlar yanlarında küçük poşetler getirmişler ne için mi?Tabii ki su savaşı için hemen öle kötü düşünmeyin oyundan sonra poşetlerin hepsini topladık...Nasıl mı oynadılar su savaşını.Anlatayım...Bi grup derenin karşı yakasına diğer grup da öbür yakasına geçti ve poşetleri dereden su doldurup birbirlerine attı.Ben oynamadım çünkü hazırlıksızdım yanımda fazladan giysi yoktu.Oyunda güzel sonuçlara gebe kaldı.Arkadaşlarımızın kimi oyunun verdiği hazı sınırlayamayıp birbirlerini dereye attı bu soğuk havada bu zedelerden biri de arkadaşım Levent idi(fotografı sonra koyacagım fotografı pc ortamına alamadım).Ve su savaşından sonra da bir grup arkadaş ocağın başına geçti, sırada saçta tavuk eti var da ondan...Bu sırada da biz top oynadık...Neyse herşey oldu bitti sıra dönüşe denk geldi ki millet biraz ağırdan alarak hareket etti ve son dönüş otobüsü olan 7:00 arabasını kaçırdık dönüşü ne ile mi geldik?Küçük bir kamyonetle,hepimiz kasası kapalı kamyonete doluştuk tüm eşyalarla ortam unutulmuyacak kadar kıyaktı benim için.Hayatımda otostop çekerek ilk defa bir kamyonetle yolculuk etmiştim.İşte böyle gün benim için süper bir atmosferlle geldi ve geçti.Rabbime hamd olsun ki bugünleri de gösterdi bizlere...su_savaşı_levent_