Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
3 tane "kocaeli" etiketli yazı bulundu "kocaeli" tagli diger ogeler resimler, videolar

Yolcudur Abbas Bağlasan durmaz...

yolculuk_yol_izmir_izmit_efe_tur_Niye başlık olarak bu cümleyi yazdım bilemiyorum,biraz daha artistik bir başlık yazabilirdim ama gönlümden geçen bu oldu.Neyse ne diyor başlıkta "yolcudur Abbas bağlasan durmaz" mana itibariyle yazan kişi -yani bu şahıs ben oluyorum- bugün İzmir yolcusuyum gece saat 12de EFEtur'un katkılarıyla :D

En son ara tatilde gitmiştim memlekete yani memleketin havasını almayalı nerdeyse 5 ay olacak(fazla yuvarladım sanki)...İçimde hasretten yana hiçbirşey yok çünkü gurbete alıştık.Sadece burda canım sıkıldı İzmir'e gideyim de biraz tatil yapayım diyorum-büyük bir sebebi de burda arkadaş kalmadı herkes memleketine uçtu gitti.Hal böyleyken yolculuk var anlıyacağınız.Yolculuk 7 saat sürer büyük ihtimal herhangi bir engel çıkmadığı sürece.Geçen seferki yolculuğumda burdan İzmir'e gidişimde gece hiç uyumamıştım sağolsun bir arkadaşla(benim için çok önemli bir şahsiyet kendisi) mesajlaşmıştık yolculuk esnasında ama bu sefer yalnız kalacak gibiyim.Bu sefer yanımda arkadaş da yok mesajlaşacak kimse de bakalım yolculuk nasıl geçecek.Ve 2 haftadır uyuyamıyorum geceleri umarım(inş.) bu yolculuk sırasında uyuyabilirim...Otobüs biletleri de el yakıyor ,mesela benim burdan İzmir'e gitme maliyetim 40ytl,ben sene başında buraya 25ytl'ye gelmiştim ve burdan da gene sene başında 28ytl'ye gitmiştim.Zaman ilerledikçe zam üstüne zam yapıldı,petrol fiyatlarının artması biletin de fiyatını artırdı doğal olarak...(Otobüs firmaları hakkında geniş bilgi için)...

Neyse ben daha duramam buralarda boşuna bağlamayın,ben bu gece saat 12de İzmir'e kaçar... Şimdiden bana hayırlı yolculuklar...

Dün tiyatrodaydım....

sabancı_kültür_sitesi_kocaeli_izmit_ Arkadaşlarımla birlikte dün hayatımda ilk defa Sabancı Kültür Merkezi'nde ki tiyatroya gittim.Oyunun ismi "Eşrefpaşalılar" idi.Oyunda zamanın kabadayı mekanı olan Eşrefpaşaya kapısı mühürlenmiş bir camiye vaiz olarak atanan bir hocanın karşılaştığı zorluklar ve güzelliklerden ibaret.Mahallenin Falçata Nusrettin isimli delikanlısı namı değer kabadayısı hapishaneden çıkar ve Eşrefpaşaya gelir ve hocanın yardımıyla çevredekilerin imanı rahata ere.Vala çok güzel yansıttılar oyuncular.İlk defa tiyatroya gittim ve benimde çok hoşuma gitti.Bu arada İzmir ile alakalı çok klas espriler vardı.Anlayan güldü tabii ki ben bi güldüm(İzmirde büyüdüm) arkadaşlar döndü baktı ki neye gülüyorsun diye...En çok etkileyen sahnesi Falçata Nusrettin ile sevgilisi Leyla bir bankta oturuyorlar ve kıza evlenme teklifi edecek bizim kabadayı.Kızın da tümörü var beyninde fazla  heyecandan olsa gerek gerçi ilahi kudret oracıkta canını teslim ediyor Azrail'e...Güzel bir deneyim oldu Rabbime hamd olsun ki bugünleri de gördük...Ya bi de Memduh tiplemesi vardı bayagı komikti....Olaylar anlatılmaz yaşanır derler ya aynen öyle...

"Aşk şiddetli bir muhabbettir.Eğer onu gerçek sahibine vermezsen acı çekersin."

Tarih 03.05.2008 piknikte Kocaeli'nin Akçat yerleşkesindeydim....

akçat_piknik_muko_ Sınıf arkadaşım Levent beni ders çalışalım diye hafta sonu kendisinin kaldığı yer olan Karamürsel'e çağırdı.Bende davete iştirak ettim(böyle şans kaçar mı).Ders bahanesi bayağı büyük bir abartma oldu ve cumartesi günü Akçat'a pikniğe gittik.Orada yaşadığım olayları unutamıyacağım.Cumartesi gününden bir gün önce yani cuma günü de sınıf arkadaşlarımızdan birkaç kız arkadaş Levent ve ben Karamürsel'in kıyısında takıldık.Cuma günü süper geçti hepimiz için.Gerçi benim için muhteşemdi.Gelelim cumartesi günkü piknik olayına.O kadar olay oldu ki hangisini yazayım diye şuan biraz zihnimi çalkalıyor ve yine çalkalıyor düşünerek yazıyorum.Öncelikle burdan AKÇAT belediyesi otobüsüyle piknik alanına gittik.Piknik alanı şunlardan ibaret her yer çimen bizim oturacağımız yerin yanından da hafiften akmaya devam eden küçük bir dere ve o güzelim temiz hava.Sonra ardından güzel bir kahvaltı.Daha sonra isteyenler maç yaptı.Biz de bu arada 3 arkadaş etrafı gezdik fotograf falan çekildik.Neyse işte sıra geldi günün öğle yemeğine menüde saçta kavurma yanında da salata ve bunların üzerine 16 aç insanı eklersek atmosferi siz düşleyin artık.Yapanın elinse sağlık ki ben son lokmaya kadar sofrada kaldım.Veeeeeeeeeee sonra da kendi aralarında yapmaya alışık olan bu arkadaşlar yanlarında küçük poşetler getirmişler ne için mi?Tabii ki su savaşı için hemen öle kötü düşünmeyin oyundan sonra poşetlerin hepsini topladık...Nasıl mı oynadılar su savaşını.Anlatayım...Bi grup derenin karşı yakasına diğer grup da öbür yakasına geçti ve poşetleri dereden su doldurup birbirlerine attı.Ben oynamadım çünkü hazırlıksızdım yanımda fazladan giysi yoktu.Oyunda güzel sonuçlara gebe kaldı.Arkadaşlarımızın kimi oyunun verdiği hazı sınırlayamayıp birbirlerini dereye attı bu soğuk havada bu zedelerden biri de arkadaşım Levent idi(fotografı sonra koyacagım fotografı pc ortamına alamadım).Ve su savaşından sonra da bir grup arkadaş ocağın başına geçti, sırada saçta tavuk eti var da ondan...Bu sırada da biz top oynadık...Neyse herşey oldu bitti sıra dönüşe denk geldi ki millet biraz ağırdan alarak hareket etti ve son dönüş otobüsü olan 7:00 arabasını kaçırdık dönüşü ne ile mi geldik?Küçük bir kamyonetle,hepimiz kasası kapalı kamyonete doluştuk tüm eşyalarla ortam unutulmuyacak kadar kıyaktı benim için.Hayatımda otostop çekerek ilk defa bir kamyonetle yolculuk etmiştim.İşte böyle gün benim için süper bir atmosferlle geldi ve geçti.Rabbime hamd olsun ki bugünleri de gösterdi bizlere...su_savaşı_levent_   

web tracker hosting