8 "izmir" etiketi kullanan gönderi
"izmir" etiketi kullanan diğer içerikler resimler
,
videolar30 Mart 2009 09:42 · daywalker
· Etiketler
29 mart seçim sonuçları
,
adalet ve kalkınma partisi
,
akp seçim sonuçları
,
ankara
,
antalya
,
chp
,
cumhuriyet halk partisi
,
diyarbakır
,
istanbul
,
izmir
,
kocaeli seçim sonuçları
,
mhp
,
recep tayyip erdoğan
,
trt seçim sonuçları
,
şırnak
Yabancı ve Yerli Müziklerin KlipleriSeçimler, Ankara ve İstanbul'da Ak Parti, İzmir'de CHP'nin zaferi ile sonuçlandı.
Seçim sonuçları büyük ölçüde netleşti. Oyların neredeyse tamamı sayıldı.
3 Büyükşehirde Başkanlar Koltuklarını Korudu
Ankara ve İstanbul'da AK Parti ile CHP arasındaki kıyasıya yarış,
Başkent'te Melih Gökçek'in, İstanbul'da Kadir Topbaş'ın zaferi ile
sonuçlandı.
İzmir de büyükşehir belediye başkanı CHP'li Aziz Kocaoğlu ile yola devam kararını aldı.
Türkiye genelinde 177 bin 221 sandıkta 39 milyon 841 bin 410 seçmen oy
kullandı. Oylardan 38 milyon 992 bin 536'sı geçerli sayıldı.
Sonuçların açıklanmasıya birlikte ilk seçim sonucu Malatya kent merkezinden, ilk kesin sonuç ise Burdur'dan geldi.
Oyların şu ana kadar yüzde 97,05'i sayıldı.
İl Genel Meclisi Sonuçlarına Göre,
Ak Parti yüzde 39,02 ,
CHP yüzde 23,22,
MHP yüzde 16,14,
DTP yüzde 5,42 oya sahip oldu.
AK Parti 40, CHP 11, MHP 8, DTP 6, DSP 2, DP 1, BBP 1 ilde belediye
başkanlığını kazanırken, Şanlıurfa'da da Bağımsız aday Eşref Fakıbaba
galip geldi.
Topbaş ile Kılıçdaroğlu Arasında Büyük Çekişme
En büyük çekişme İstanbul'da AK Partili belediye başkanı Kadir Topbaş ile CHP'nin adayı Kemal Kılıçdaroğlu arasında yaşandı.
Topbaş yüzde 44,33 oranında oy alarak Kılıçdaroğlu'nun yüzde 36,88'lik oyunun önüne geçti.
Ankara'da ise AK Parti adayı Melih Gökçek yüzde 38,47 oy aldı. CHP'nin adayı Murat Karayalçın'ın oyu ise yüzde 31,50'de kaldı.
İzmir'de CHP'li belediye başkanı Aziz Kocaoğlu yüzde 53,52'lik oy alarak açık farkla koltuğunu korudu.
Bunların dışındaki büyükşehirlerde ise durum şöyle:
Eskişehir'de DSP adayı Yılmaz Büyükerşen,
Mersin'de de CHP'den Macit Özcan,
Bursa'da AK Parti'den Recep Altepe,
Antalya, CHP'den Mustafa Akaydın,
Gaziantep, AK Parti'den Asım Uğur Güzelbey,
Kocaeli, AK Parti'den İbrahim Karaosmanoğlu,
Konya, AK Parti'den Tahir Akyürek,
Kayseri, AK Parti'den Mehmet Özhaseki,
Samsun, AK Parti adayı Yusuf Ziya Yılmaz,
Sakarya, AK Parti adayı Zeki Toçoğlu,
Erzurum, AK Parti adayı Ahmet Küçükler,
Diyarbakır'da DTP'nin adayı Osman Baydemir kazandı.
Erdoğan:Kimlik Siyaseti Ağır Bastı
Başbakan Erdoğan, DTP'nin bölgede elde ettiği başarıyı, "Gördük ki
herhalde hizmet siyaseti, eser siyaseti hep tutarlı olmuyor. Burada
kimlik siyaseti biraz daha ağır bastı." sözleriyle yorumladı.
Liderlerin memleketlerinde kendi partilerinin adayları seçimi kazandı.
Adalet
ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
memleketi Rize'de Ak Parti'den Halil Bakırcı seçimi kazandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve anamuhalefet lideri
Deniz Baykal'ın memleketi Antalya'da CHP adayı Mustafa Akaydın,
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin memleketi
Osmaniye'de MHP'den Kadir Kara rakiplerinin önüne geçti.
Helikopter kazası sonucu yaşamını yitiren Büyük Birlik
Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun memleketi Sivas'ta ise BBP
adayı Doğan Ürgüp belediye başkanı seçildi.
Seçimde ülke genelinde düşük oy alan bazı partilerin il ve ilçelerdeki başarıları dikkat çekti.
DSP, Ordu ile İstanbul'un Şişli ilçesinde, ÖDP Hatay'ın Samandağ ilçesinde belediye başkanlığını kazandı.
Saadet Partisi 23, Anavatan Partisi 4, Emeğin Partisi 1 ilçede
ilk sırayı alırken, Demokrat Parti adayı Yakup Koçal Yalova'da belediye
başkanı seçildi.
(haberin aslı)
28 Eylül 2008 11:00 · daywalker
· Etiketler
360tr
,
360tr.com
,
anıtkabir
,
ayasofya
,
ayasofya müzesi
,
istanbul
,
izmir
,
kapadokya
,
konya
,
panoramik fotoğraflar
,
sanal turlar
,
selimiye camii
,
topkapı
,
topkapı sarayı
,
topkapı sarayı harem
,
topkapı sarayı harem sanal turu
,
türkiyedeki müzeler
,
www.360tr.com
,
ısparta
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Yurdumun her yeri gezilesi nitelikte ve de elimizde olan imkanlarca gezip dolaşmaya çalışan bir milletiz. Başkasını bilmem ama kendim bir nesne de tarihi dokuyu gördüğüm zaman acaiyip derece de hoşnut kalıyor ve de atalarımdan gurur duyuyorum ve onların soyundan geldiğim için yatıp kalkıp şükrediyorum
Dedim ya elimden geldiğince gezip tozmaya çalışıyoruz ve de ben de gezen bir kişiliğe sahibim -bütçemin el verdiği ölçüde- tarihi mekanları bir İstanbul bir Konya bi de Kastamonu derken gezme imkanımız oluyor... Gezilecek çok yer var aslında ama neticede, öğrenciyiz ve de sponsorlarımız kısıtlı
olur da arkadaş ortamı kurar da gezmeye merak salarsak orası burası derken birkaç yer görme imkanımız oluyor. Geçenler de yazmıştım ders kaydı münasebetiyle Kocaeli'ne gitmiş ve de İstanbul'u gezme fırsatım olmuştu. İnsan İzmir ila İstanbul arasındaki farkı İstanbul'un tarihi dokusuyla farkedebiliyor. Çoğusu der "Sultanahmet de bir namaz bambaşkadır" gerçekten de öyle insan bambaşka hülyalara dalıyor. Benim gezip dolaşmak istediğim çok yer var. Mesela; İstanbul'un tamamı, Adıyaman, İç Anadolu Bölgesi'ndeki yerler, Bursa, Trabzon ve de daha fazlası.
Lise zamanımda arkadaşın pc'sinde denk gelmişti; panoramik(360 derece) bir şekilde ziyaret edilesi mekanlardan birkaçı. Selimiye Camii, Sultanahmet Camii falan...Bu görülesi mekanları panoramik bir şekilde hizmetimize sunan medya grubunun "360tr" olduğunu öğrendim geçenlerde okuduğum gazete küpüründe. Sonradan sitesini ziyaretimle diğer mekanların da panoramik sunumla sanal turumu tamamladım. Bunlar içerisinde -tabii hepsi güzel de- en çok ilgimi çeken Kutsal Emanetleri barındıran Topkapı Sarayı'nın sanal turuydu. Panoramik sunumda Topkapı Sarayı Kutsal Emanetleri'nin olduğu mekanı 11 değişik açıdan gezmek mümkün. 360TR medya grubunun hazırladığı sitede ülkemizdeki çeşitli mekanları 3 boyutlu bir şekilde gezmek ve de seyre dalmak -her ne kadar gerçeğiyle aynı hissi veremeyecek olsa da- mümkün kılınıyor ve de İngilizce-Türkçe olarak iki ayrı dil seçimiyle bizlere hizmet ediyor.
360TR sitesi
İşte sitedeki panoramik sunumdan birkaçı;
20 Eylül 2008 11:32 · daywalker
· Etiketler
avrupa yakası
,
ders kayıtları
,
eminönü
,
güncel konular
,
istanbul
,
izmir
,
izmir otogarı
,
izmit
,
izmit otagarı
,
kadıköy
,
kapalıçarşı
,
kişisl blog sitesi
,
kocaeli
,
kocaeli üniversitesi
,
sultanahmet
,
üniversite ders kayıtları
,
üniversite ders kayıtları tarihi
,
üsküdar
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Tatil bitti ve de yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte üniversite ders kayıt tarihleri belirlendi ve de birçok üniversiteli kardeşimizle birlikte biz de ünviersitenin yolunu tuttuk. Ve de ayın 15'inde üniversite ders kaydı için eğitim görmeye devam ettiğim yer olan Kocaeli'ye gittim ve de gerekli olan ders kaydı işlemleri için yazın sıcağıyla, yolculuğun verdiği yorgunlukla cebelleştim. Aslında fazladan gerekli olan bir çaba istemiyordu fakat bu benim 2. üniversitem ve de diğer üniversitemden verdiğim dersleri burada da saydırmak yani verdirmek istiyordum bu da bayağı bir emek siteyen statüye girdi. Özellikle bu benim bir dönemde alacağım ders sayısını 8'den 4'e düşürecek nitelikte olması beni bu işe iten sebep oldu. Bi daha o dersleri kim görmek ister ki değil mi? Hangi dersler mi söyleyeyim ; Türk Dili, İnkılap Tarihi, Bilgisayar Giriş ve de Fizik dersi. İnş. bu derslerden muaf olacak ve de bir dönemi 4 dersle geçireceğim.
O günden kısaca bahsedeyim; burdan arkadaşla birlikte yola çıktık önce İzmir Otogar'da güzel bir iftar ardından da otobüs yolculuğu ve de sabahın 4'ünde İzmit(KOCAELİ) Otogarı'na varış ve orada bu ramazana tat katacak nitelikte bir sahur. Merkeze otobüslerin kalkış vakti 6:30 olduğu için de o zamana kadar otogarın mescidinde bekleyiş. Zaman geldi biz merkeze doğru yol aldık ve eşyalarımızı eve bıraktıktan sonra da istikametimiz doğruca Kocaeli Üniversitesi Merkez Kampüsü, gittik önce arkadaşın harç parasını yatırma işlemleriyle haşır neşir olduk daha sonra da ayrılarak da kendi ders kayıt işlemlerimizi yapmaya. Benim bu ders saydırma-verdirme olayları olduğu için bayağı uzun sürdü. Önce ders saydırcaz-verdircez sonra da ders kaydı için en alt kattaki pc odasından dersleri seçeceğiz ve de danışman hocamız onaylayacak. Arkadaş benim iş uzun süreceği için beklemedi gitti merkeze doğru. Ben de ders saydırma-verdirme işlemini hallettim ki dersleri siteden seçeceğim bi de ne olsun öğle arası tatili. Pc odası kapanır, danışman hoca da öğle yemeğine gider. Sonunda öğle yemeği bitti, hocam geldi ama bu sefer de pc odası açık değil. Koştur abi koştur derken gittim kampüsün net cafe'sinden halletim işimi, sonra da ders kaydı işleminin gerçekleştiğini ifade eden kağıdı elime aldığımda içimden koca bi OH !! çektim.
Daha sonra da arkadaş sağolsın gel İstanbul'a kaçalım, orada teyzemler var ziyaret eder, iftarı orada yapar ve de yarın İzmir'e döneriz dedi. Ben de tabii dedim, zati o yorgunlukla İzmir'e dönmemiz zordu. İstanbul'a gittik sağolsun arkadaşın teyzesi ve eniştesi bizi güzel ağırladılar. Ve de döneceğimiz gün arkadaşlar birlikte Üsküdar, Eminönü, Sultan Ahmet, Kapalı Çarşı, Kadıköy derken birçok yeri gezdik. En çok hoşnut kılan beni vapurla Avrupa Yakası'na geçişimizdi. İstanbul'a yatay geçiş yapma isteğimin temel nedeni budur. Gün bitti ve de istanbul'dan ayrıldık ve de ertesi sabah İzmir'e ayaklarımızı bastık.
Ders kaydının ve de yolculuğun verdiği yorgunluğu gezilerle biraz da olsa hafifletmeyi başardık.Ve de bayramdan sonra Kocaeli'ne dönmek üzere İzmir'deki cafede parmaklarımı çalıştırıyorum şuan. Her ünviersiteliye şimdiden BAŞARILAR.
18 Ağustos 2008 15:52 · daywalker
· Etiketler
burs
,
burs başvuruları
,
burs veren kurum ve kuruluşlar
,
burs veren vakıflar
,
hatay
,
hereke
,
il il burs imkanı
,
izmir
,
izmir büyükşehir belediyesi
,
izmirde nereden burs bulabiliri
,
karamürsel
,
kocaeli
,
kocaeli belediyesi
,
kocaeli'de nereden burs bulabilirm
,
çankaya
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
ÖSS'yi geçtikten sonra dertler birbir sıragelir üzerimize doğru,ha yerleştim yerleşmedim,ha tamam oldu bu iş haydi kayda derken şimdilerde de birçok üniv.'li genç gibi ben de burs burs sitelerde dolanıyorum,bakarsın buluruz(inş.).Ben İzmir'de ikamet ediyorum(yani ailem burada) ve Kocaeli'nde eğitim görmekteyim KOU'de.Beni ilgilendiren mekanlar burası anlıyacağınız,benim için "ben nerelerden burs bulabilirm" sorusuna ilk cevap bu iki şehirden gelecek elbette.Şu günlerde İzmir Ticaret Odası(buradan başvurunuz) burs başvurusu var ayın 15'inden beri de aktif halde,ailesi İzmir'de ikamet edenler kaçırmasın derim bu fırsatı;ben başvuracağım da bi iki eksik nokta var onları halledeceğim inş.Fazla sıkmayalım sizi işte il il burs veren kuruluşlardan;
- Adalet Kültür ve Eğitim Vakfı Fevzi Paşa Bulvarı Doğruel İşhanı No:136/602 Çankaya Tel: 4890855
-Ahmet Tatari Eğitim Kültür Vakfı Yavuz Selim cad. No:2 Çamdibi Tel: 4612793
-Akyaka Orta ve Yüks.Öğrt Vakfı Mürsel Paşa Bulvarı 1265 sok.No:10/9 Basmane Tel:4459540
-Akyazılı Orta ve Yüksek EğitimVakfı 502.Sok. No:39 Hatay Tel: 2557912
-Doğanata Eğitim Ve Kültür.Vakfı 18. Sok.No:12 Güzelyalı Tel:2855300
-İzmir Büyükşehir Belediyesi
-İzmir Ticaret Odası
-Amiral Vehbi Ziya Dümer Eğitim Vakfı
(Deniz Eğitim Komutanlığı Karamürsel Kocaeli)
-Kocaeli Eğitim ve Gençlik Vakfı
(Demiryolu Cad. No:5 Kocaeli)
-Körfez Eğitim ve Kültür Vakfı
(Ağadere Cad. Ahinler Ap. No:19/1 Kocaeli)
-Nuh Çimento Sanayi Vakfı
(Nuh Çimento Tesisleri Hereke Kocaeli)
-Kocaeli Belediyesi
Ve burs veren tüm vakıfların listesi (indir)
22 Temmuz 2008 09:13 · daywalker
· Etiketler
alsancak
,
deniz
,
izmir
,
izmir büyükşehir belediyesi
,
izmir kemeraltı çarşısı
,
izmir kordon
,
izmir metro
,
izmir rehberi
,
izmir saat kulesi meydanı
,
izmirde yaşam
,
kemeraltı
,
konak
,
mekatronik mühendiliği
,
mühendislik
,
nokia
,
nokia 7610
,
saat kulesi meydanı
,
ta
,
çankaya
Yabancı ve Yerli Müziklerin KlipleriDün gerçekleştirmiş olduğum fiili bugün yazıyorum bilakis dün akşam 10 civarlarında eve ayak basabildim ve anlıcanız türden çok da yorgundum.Dün Kocaeli'den iki arkadaşla İzmir Kemeraltı Çarşısı'na iniverdik.Amacımız elemanlardan birine takım elbise almak. Biraderin abisinin düğünü varmış ilerki zamanlarda,bizim artist de düğünde takım elbise giyecekmiş(yakışır da,kalıp desen kalıp).O nedenden ötürü gelin dedi beraber gidelim,bakalım falan filan işte.Öğlen saat 2gibi İzmir Metro'ya doğru yürüdüm ve 2.20'de Konak Saat Kulesi Meydanı'ndaydım.Metronun ne kadar büüyk bi nimet olduğunu buradan da anlayabiliriz değil mi hem ekonomik hem de zamandan tasarruf eden bi ulaşım aracı...Arkadaşları saat 3e kadar bekledim,güneş acımadı bana eve gittiğimde t-shirt'ün kol izleri çıkmıştı kolumda
İzmir yanıyo resmeni,tam denizlik hava,gerçi bi kaç güne kalmaz arkadaşlarla gitmeyi düşünüyoruz denize ama bakalım(gidersem konu olarak paylaşırım).Görmeyeli(tamı tamına 1 sene oldu) pek birşey değişmemiş Konakta.Ama hep söylerim gene söylüyorum İzmir gibisi yok yauv bu memlekette(İstanbul'un yeri ayrı tabii ki de).Gezdik dolaştık,önce bi Kemeraltı'nı altını üstüne getirdik,bi iki takım elbise baktık eleman için(ne diim eger cüzdan doluysa kaymak gibi takım elbiseler var).Daha sonra da kıyıdan Alsancak'a kadar yürüdük.Kordonda gördüklerimiz haya sınırının ne kadar da eziyete uğradığının göstergesi olarak çıktı karşımıza.Valla ne diyeyim çifte kumrular birbirlerini sömürüyorlardı
pek hoş bi durum olmasa da öyleydi(kardeşim madem amacın bu git başka yerde yap şu işi)Kordonla ilgili bi dier mevzuysa çok güzel bi atmosfere sahip olması[eee tabi olacak yoksa kumruların burda işi ne
] yemyeşil çayır ve hemencik de yanında deniz ohhh be değme keyfime....Neyse gün bitti sonunda da alabildik.Ancak ben böyle bi pazarlık görmedim yahu.Öle matematiksel telafuzlar konuşmalara dahil oldu ki bizim arkadaş da Mekatronik Müh.de okuyor ya hemen patlattı bombayı "Abi yanlış anlama fakat bak bende mühendislikte okuyorum .....gerisi muhabbetin konusu".Gün içerisindeki dolaşmamda da farkettiğim bi dier önemli vaka ise İzmir'in kızları hakkaten güzelmiş
ve bi de çok yabancı içeriyor bu İzmir yahu.Nokia 7610(takoz sayılır artık)la çektiğim bi kaç Saat Kulesi fotomu paylaşmak istedim;
18 Temmuz 2008 17:47 · daywalker
· Etiketler
abd
,
ay
,
charlize theron
,
coğrafya
,
hancock
,
hancock trailer
,
hollywood
,
imdb
,
izmir
,
izmir belediyesi
,
jason bateman
,
john hancock
,
mary
,
orkide
,
ray
,
simpson
,
simpsons
,
will smith
,
www.charlize theron.com
,
www.imdb.net
,
www.jason bateman.com
,
www.will smith.com
,
çankaya
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

Sinema kategorisinde yazılarımda ilk defa tabuları yıktım,şimdiye kadar filmi izlemeden önce filmi tanıtır ve sonra izlerdim.İlk defa bu gerçekleşmedi ve böylesi sanki daha bi heyecan verici oluyor.Neyse bugün lise yıllarından bi arkadaşla metroyla(ki otobüsten hem hızlı hem de ekonomik) İzmir-Çankaya'ya doğru gittik.Ne ihtiyacımız vardıysa giderdik daha sonra Orkide alış-veriş merkezinde "
Hancock"a gittik.Filmi saat 18 ila 20 arasında izledim ve şuan saat 22:11 film hakkında yazı yazıyorum.Ne desem bilemiyorum "mutlaka ve mutlaka ve mutlaka yani kesinlikle gidin".Filmin konusu alışılmış süper kahramanların ötesinde bir içerik sunuyor size.Neyse ben konunun içeriği hakkında biraz bilgi vereyim de;filmin baş kahramanı olan John Hancock(
Will Smith) her haliyle çevresindeki insanları(halkı) umursamayan fakat onları her türlü tehlikeden korumaya çalışan bir kahraman ama tam bi serseri kahraman.Uçarken çevresindeki nesnelere önem vermez her türlü maddi hasarı vermekten ötürü hoşnutmuş gibi kafasının istediğini yapar.Kirli sakal,elinde devamlı bir şarap şişesi ayık gezdiği zaman nerdeyse yok denecek cinsten bir tip.Uçuşa kalkışta ve inişte asfalt ağlaya ağlaya çatlar,parçalanır resmen.Bi diğer karekter olan Ray(
Jason Bateman) halkla ilişkiler uzmanıdır.Ve bi gün iş dönüşü tren raylarının tam üzerinde kalır arkaya gidecek yer yok,öne gicek yer de yok.Çalışır çabalar olmaz kemer sıkışır(klasik kaza olacak yani).Derken Hancock ansızın belirir ve Ray'ın arabasını tuttuğu gibi havaya fırlatır ve Ray'ın aracı diğer aracın üzerine düşer.Ve Hancock o sırada da gelen trene omuz attığı gibi trenin içine göçer.Tabi ki arkadaki vagonlarda bir bir üst üste yığılırlar.Çevredeki kişiler bu sorumsuzca harekete karşı tepkili olurlar ve laf atmaya başlarlar.Ray ise durumun farkında olduğundan dolayı ortalığı yumuşatmak için önemli olanın kendisinin zarar görmediğini belirterek orta yolu buldurur.Ve Hancock'a halkla arasının nasıl düzeltebileceği konusunda yardımcı olmaya çalışır,işi ya o bakımdan.Neyse gel zaman git zaman savcı Hancock'a dava açar ve Ray de tam zamanı olduğunu anlar ve Hancock'a teslim olup hapishaneye girmesini söyler ve öyle yapar.Bu hareketin gerçek ifadesi Hancock içerdeyken suç oranları artacak ve Hancock'tan yardım isteyecektir halk.Hancock ve Ray de halkın istediği bir tipte kahraman verecektir.Hancock içerdeyken daha ilk günden tatsız hadiselere sebep olur(kendisinin istemediği şekilde gerçekleşir klasik hapishane ortamı).Gün gelir soygun olur ve emniyet müdürü Hancock'u arar ve artık normal bi insan vaziyetine bürünmüş olan Hancock(sakalını kesmiş ve Ray'in verdiği kostümü giymiştir) duruma el atar ve günü kurtarır.Burada tam ben;film bitti,keşke gelmeseydik,çok kısaymış diyecektim ki laf bogazımda tıkalı kaldı.Ray'in karısı olan Mary(
Charlize Theron) ile Hancock'un bi geçmişi vardır.Yani bunların 2si de süper güçleri olan iki kahraman.Filmdeki mitolojiye göre bunlar birbirleri için yaratılmış her ne olursa olsun birbirlerini hissediyorlar ve birbirlerine yaklaştıkça da insanlaşıyorlar yani süper güçleri yok oluyor.Hancock ila Mary yıllar yıllar önce hep berabermiş siz diyin M.Ö. ben diyeyim M.S. her durumda da Hancock Mary'i her türlü zor durumda korumuş ve hayatta kalmasına yardımcı olmuştur.Geçmişte Hancock bi çatışmada kafasından yara alır ve hafıza kaybı geçirir ve Mary'i unutur.Mary hastaneye vardığında Hancock onu tanımaz ve Mary oradan uzaklara gider.Bu olaylar 80 sene öncesinde gerçekleşir.Hancock ve Mary'nin karşılaşmasından Hancock hiçbi şekilde etkilenmezken Mary de tuhaf davranışlar vardı hemencik konuyu kavrıyabiliyorsunuz anlıcağınız.Filmin sonunda Hancock bi market soygununda silah yarası alır ve hastaneye kaldırılır(Mary'ye yakın ya ondan dolayı).Mary,Ray hastaneye gelir.Ve bu aşamada da Hancock'un hapishaneden çıkmasına neden olan banka soygunu yapan elemanlar ve hapishanedeki bikaç tatsız olayın zedeleri birleşir ve hapishaneden kaçarlar.Tabi ki nereye geliyorlar,hastaneye ki Hancock'dan öç alacaklar akıllarınca.Hastanede çatışma sırasında Mary karnından yaralanır ve ölmek için dakikalar saymaktadır.Hancock her acı hissettiğinde o da hissetmektedir.Derken Hancock ortalığı temizler ve (burası benim en çok sevdiğim bi sahneydi,arka fondaki müzik dehşetti,10 numara sahneydi yani) sırf Mary yaşama dönsün diye kalkar(yaralı yaralı) camdan aşağı atlar ve var gücüyle uzaklaşmaya çalışır.Film mutlu sonla bitiyor Hancock bi süper kahraman olarak ve Mary de Ray ile birlikte mutlu aile yaşamına devam ediyor.Ha unutmadan J.Hancock'un Ray'e yaptığı sürpriz vardı.Filmin başında Ray bi tane toplantıya katılıyor ve sağlıkla alakalı yararlı bi logoyu tanıtıyor fakat girdiği her toplantıdan eli boş dönüyordu.Hancock ona jest yapıyor adeta;Ray'in logosunu Ay'a çiziyor.
Dostlar film böyleydi.Film bence 10 numaraydı her dakikasına değmiş bulunmakta.Gerek drama sahneleri,gerekse bilim-kurgu,gerekse de görsel efektlerle dolu sahneleriyle.Will Smith'in ve Charlize Theron(Hollywood afeti kendisi zaten)'un performansı oldukça etkili,Hollywood bu film yapma işini gerçekten biliyor kısacası.Gitmeyen ya da gitmek isteyenlere duyurulur;mutlaka gidiniz....
29 Haziran 2008 13:42 · daywalker
· Etiketler
efetur
,
izmir
,
izmit
,
kocaeli
,
otobüs biletleri fiyatları
,
yol
,
yolculuk
,
şehirler arası otobüs firmaları
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Niye başlık olarak bu cümleyi yazdım bilemiyorum,biraz daha artistik bir başlık yazabilirdim ama gönlümden geçen bu oldu.Neyse ne diyor başlıkta "yolcudur Abbas bağlasan durmaz" mana itibariyle yazan kişi -yani bu şahıs ben oluyorum- bugün İzmir yolcusuyum gece saat 12de EFEtur'un katkılarıyla
En son ara tatilde gitmiştim memlekete yani memleketin havasını almayalı nerdeyse 5 ay olacak(fazla yuvarladım sanki)...İçimde hasretten yana hiçbirşey yok çünkü gurbete alıştık.Sadece burda canım sıkıldı İzmir'e gideyim de biraz tatil yapayım diyorum-büyük bir sebebi de burda arkadaş kalmadı herkes memleketine uçtu gitti.Hal böyleyken yolculuk var anlıyacağınız.Yolculuk 7 saat sürer büyük ihtimal herhangi bir engel çıkmadığı sürece.Geçen seferki yolculuğumda burdan İzmir'e gidişimde gece hiç uyumamıştım sağolsun bir arkadaşla(benim için çok önemli bir şahsiyet kendisi) mesajlaşmıştık yolculuk esnasında ama bu sefer yalnız kalacak gibiyim.Bu sefer yanımda arkadaş da yok mesajlaşacak kimse de bakalım yolculuk nasıl geçecek.Ve 2 haftadır uyuyamıyorum geceleri umarım(inş.) bu yolculuk sırasında uyuyabilirim...Otobüs biletleri de el yakıyor ,mesela benim burdan İzmir'e gitme maliyetim 40ytl,ben sene başında buraya 25ytl'ye gelmiştim ve burdan da gene sene başında 28ytl'ye gitmiştim.Zaman ilerledikçe zam üstüne zam yapıldı,petrol fiyatlarının artması biletin de fiyatını artırdı doğal olarak...(Otobüs firmaları hakkında geniş bilgi için)...
Neyse ben daha duramam buralarda boşuna bağlamayın,ben bu gece saat 12de İzmir'e kaçar... Şimdiden bana hayırlı yolculuklar...
05 Mayıs 2008 12:40 · daywalker
· Etiketler
aşk
,
dünya radyo
,
eşrefpaşa
,
eşrefpaşalılar
,
falçata
,
izmir
,
izmit
,
kişisel
,
kocaeli
,
memduh
,
perişan fm
,
sabancı kültür merkezi
,
sabancı kültür merkezi kocaeli
,
tiyatro
,
www.herkul.org
,
youtube
Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri
Arkadaşlarımla birlikte dün hayatımda ilk defa Sabancı Kültür Merkezi'nde ki tiyatroya gittim.Oyunun ismi "Eşrefpaşalılar" idi.Oyunda zamanın kabadayı mekanı olan Eşrefpaşaya kapısı mühürlenmiş bir camiye vaiz olarak atanan bir hocanın karşılaştığı zorluklar ve güzelliklerden ibaret.Mahallenin Falçata Nusrettin isimli delikanlısı namı değer kabadayısı hapishaneden çıkar ve Eşrefpaşaya gelir ve hocanın yardımıyla çevredekilerin imanı rahata ere.Vala çok güzel yansıttılar oyuncular.İlk defa tiyatroya gittim ve benimde çok hoşuma gitti.Bu arada İzmir ile alakalı çok klas espriler vardı.Anlayan güldü tabii ki ben bi güldüm(İzmirde büyüdüm) arkadaşlar döndü baktı ki neye gülüyorsun diye...En çok etkileyen sahnesi Falçata Nusrettin ile sevgilisi Leyla bir bankta oturuyorlar ve kıza evlenme teklifi edecek bizim kabadayı.Kızın da tümörü var beyninde fazla heyecandan olsa gerek gerçi ilahi kudret oracıkta canını teslim ediyor Azrail'e...Güzel bir deneyim oldu Rabbime hamd olsun ki bugünleri de gördük...Ya bi de Memduh tiplemesi vardı bayagı komikti....Olaylar anlatılmaz yaşanır derler ya aynen öyle...
"Aşk şiddetli bir muhabbettir.Eğer onu gerçek sahibine vermezsen acı çekersin."