| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Güncellemeye DevamRSSYorum RSS
12 "abd" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"abd" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

New York Times batarsa... 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

Bütün dünyayı etkileyen ekonomik krizden en ağır darbeyi alan sektörlerden biri de medya. Dünyanın en prestijli gazetesi New York Times da krizde: Uzmanlara göre NYT artık yalnızca internette olacak...
 

YER: Manhattan, 42. Cadde. Bina: 57 katlı yeni New York Times binası. 2007 yılında açıldığında burası New York'un en ilgi çekici mimari yapılarından biri olmuştu ve ABD'nin en prestijli gazetesinin cesaretinin bir sembolü olarak görülmüştü. Ancak güzel günler geride kaldı: "Ali the news that's fit to print" ("Basılmaya uygun bütün haberler" sloganıyla yayımlanan New York Times son ekonomik krizden ağır darbe almış durumda, önümüzdeki iki ay içinde 145 yıllık geçmişi olan bu gazeteyi biri satın almazsa bir gazetecilik klasiği daha yok olacak.

Manhattan'daki yeni binanın masraflarına geçmiş borçlar da eklenince yeryüzündeki en kapsamlı ve yüksek bütçeli haber makinasının çarkları eskisi gibi dönmüyor artık. New York Times en eski kurallarından birine bu yüzden ihanet etti: Birinci sayfasına bugüne dek hiç reklam almayan gazete krizin yarattığı sıkıntılar yüzünden ilk defa birinci sayfasına reklam koymayı kabul etti.

AMİRAL GEMİSİ BATACAK DİYORLAR

Vanity Fair dergisinin medya üzerine yazılar kaleme alan yazan Michael Wolff gidişatın hiç de iyi olmadığını söylüyor ve "Umutlu olmak için hiçbir neden yok ortada. Gidişatın tersine dönmesi de mümkün değil," diyerek hissedilen ortak umutsuzluğu özetliyor.

New York Times'ın ABD'de gazetecilik alanında sahip olduğu yeri herkes bilir. 'Eski moda' gazeteciliğin yuvasında her haber ince eleyip sık dokunarak hazırlanıyor, bir yazı için haftalarca uğraşıldığı çok oluyor. Yabana ülkelerdeki haber bürolarına harcadıkları paralar da meslektaşlarının kıskançlık kaynağı. Sanat ve özel dosyalar için harcanan bütçe ve emek de dudak uçuklatıyor. Gazetenin kapanmasının yalnızca medyada değil, ABD demokrasisinde de büyük bir gedik açacağı konusunda ise herkes hemfikir.

En son prestijli Atlantic Magazine'deki yazısmda Michael Hirschom'un dile getirdiği gibi, mayıs ayında New York Times'ın iflas etmesi gayet güçlü bir olasılık. 400 milyon dolar borcu olan gazetenin geçen yılki kazancı ise yalnızca 46 milyon dolar. Times yöneticileri durumu düzelteceklerini söyleseler de onlara inanmak bu ortamda kolay değil.

nyt1New York Times'& en büyük darbeyi elbette internet vuruyor. Atlantic'e göre mayıs ayından itibaren New York Times bir web sitesi olarak varlığını sürdürecek. Gazete çalışanlarının yüzde 80'i işini kaybedecek ve yalnızca kâr getiren yayıncılık bölümleri saklanacak. Bu durumda ise şunu sormak gerekiyor: Kadrosunun dörtte üçünden fazlasını yitirince New York Times eskisi gibi olabilir mi? Belli ki 21 Ocak itibariyle gazetenin yardımına koşan 'dünyanın en zengin ikinci adamı' Carlos Slim de bu soruyu kendine sordu ve NYT'yi kurtarmaya karar verdi. Başarabilecek mi, hep birlikte göreceğiz.

HANGİ GAZETEYE NE OLDU?

Chicago Tribüne
1847 yılında kurulan bu kendine özgü, eşsiz gazete ABD'nin en çok okunan 8. gazetesiydi. Geçtiğimiz ay iflasa karşı koruma başvurusunda bulundu.

Los Angeles Times
ABD'nin en çok satan ikinci şehir w gazetesi, 1881'de kurulmuştu. 1990'larda bir milyonu aşan satışlar 700 bin civarına indi. 2008'de 250 gazeteci işinden oldu.

Seattle Post-Intelligencer
1863'de kurulan gazete, sahibi Hearst Company tarafından satışa çıkarıldı

Christian Seience Monitör
Basın dünyasnm en prestijli ve seçkin yayınlarından Christian Science Monitör, tam 100 yıl boyunca basılı halde okundu. Geçtiğimiz ekim ayında artık yalnızca internet ortamında yayınını sürdüreceğini açıkladı.

(ZAMAN)

Obama'nın tarihi konuşması 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

 Obama konuşmasına öncelikle kendisine verilen güvenden dolayı teşekkür ederken ikini teşekkürünü Başkan Bush'a yaptı. Bush ayrıca devir teslim törenine gösterilen ilgiden dolayı da teşekkür etti. Obama konuşmasında özellikle ABD'nin şu anda kriz içerisinde bulunduğunu teröre karşı savaş verdiklerini ve ekonomik zarara uğradıklarını belirtti.

ABD'nin ilk siyah başkanı olarak ülke tarihine geçen Barack Hussein Obama, terörizme karşı savaşta kararlılığın gevşemeyeceğini ve amacını terörle elde etmeye çalışanların yenileceğini söyledi.

Obama, ABD Başkanı sıfatıyla ilk konuşmasında, Müslüman dünyaya da seslendi ve ''İlerlemek için ortak çıkarlar ve karşılıklı saygıya dayalı yeni bir yol arıyoruz'' dedi.

Obama, batıdaki toplumları suçlayan liderlere de seslenerek, ''Unutmayın ki halklarınız sizi, yıktıklarınızla değil, inşa ettiklerinizle hatırlayacak'' dedi.

ABD Başkanı Obama, ''Hayat tarzımız için özür dilemeyeceğiz veya savunmamızı gevşetmeyeceğiz. Amacını terörle elde edenlere karşı kararlılığımızı güçlendireceğiz ve onları yeneceğiz'' diye konuştu.

ABD'nin, dünyada herkes için eşitlik, barış isteyenlerin dostu olduğunu ve liderlik etmeye hazır bulunduğunu belirten Obama, ''Sadece güç bizi koruyamaz. Canımızın her istediğini yapamayız'' ifadesini kullandı.

Obama'nın konuşmasında, ülkenin ilk siyah başkanı olmasının etkisi de görüldü. Washington'ı dolduran, çoğunluğu siyah geniş kalabalıklara seslenen Obama, ''babasına 60 yıl önce lokantada hizmet verilmeyen bir adamın'', Beyaz Saray'a çıkarak yemin etmesinin önemine işaret etti.

Konuşmasına, Amerikalılara, ''Bugün burada, önümüzdeki sınavın farkında olarak alçak gönüllülükle duruyorum'' sözleriyle seslenerek başlayan Obama, bu görev için minnettar olduğunu ve atalarının yapmış olduğu fedakarlıkların farkında bulunduğunu ifade etti.

Obama, ABD'nin eski Başkanı olan George W. Bush'a da geçiş döneminde göstermiş olduğu işbirliği dolayısıyla teşekkür etti.

Konuşmasında gerçekçi üslup kullanmaya özen gösteren Obama, ''Ülkemiz bir krizin ortasında. Ülkemiz savaşta. Ekonomimiz ciddi biçimde zayıfladı'' dedi.

Bazılarının kafasında, ABD'nin artık düşüşe geçtiği, bunun kaçınılmaz olduğu yönünde bir korku olabileceğine işaret eden Obama, önünde ne kadar büyük güçlükler olursa olsun, bunların üstesinden gelineceği mesajı verdi. Obama, ''Bugün burada toplandık. Çünkü, korku yerine umudu seçtik'' ifadesini kullandı.

ABD'nin ''yeniden inşasına'' başlanması gerektiğini de belirten Obama, seçim kampanyasının da mesajı olan, ''We can do'', (Yapabiliriz) mesajını da vurguladı. Bazılarının, çok idealist planlara sahip olduğunu ve sistemin, bu planları aynı anda kaldırmayacağı yönünde eleştiride bulunduğunu hatırlatan Obama, ''Ancak onların altından artık zemin kaydı'' dedi.

OBAMA'nın konuşmasını izle

 

 

ABD'nin yeni başkanı ; OBAMA 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

obama_ ABD’de tarihi bir gün yaşandı. Demokrat Parti’nin başkan adayı Barack Obama, rakibi McCain karşısında net bir üstünlük sağlayarak ABD’nin ilk siyah başkanı oldu. Seçim sistemine göre, bir adayın kazandığını duyurabilmesi için 270 seçici üyeye ulaşması gerekiyor. Obama Florida, Ohio, Virgina gibi kritik eyaletleri kazanarak 338 delege sayısına ulaştı ve ABD başkanı olmak için gerekli 270 delege sayısını geçti.
Ayrıca; ABD’de Demokrat Partinin adayı Barack Obama’nın ülkenin 44. başkanı seçilmesiyle birlikte, eşi Michelle Obama da ülkenin ilk siyahi First Lady’si olarak tarihe geçti. Avukat olan iki çocuk annesi Michelle Obama, seçim kampanyası süresince, farklı bir First Lady olacağının sinyallerini vermişti. Başarılı meslek hayatına rağmen yaşamındaki önceliğinin annelik olduğunu sık sık vurgulayan 44 yaşındaki Bayan Obama, eşinin seçim kampanyasının da ateşli bir savunucusu olmuştu. (kaynak)

MSNBC'de Ermeni Soykırımı'nın oylaması yapılıyor 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

oylama Dün gece pek de alışık olmadığım bir hareketimin sonucunda gelen mailler içerisinde(genelde mailleri önemsediğim kişilerden geldiyse açarım da ondan) "MSNBC Ermeni soykırımı Amerika'da kabul edilmeli mi, edilmemeli mi" başlıklı mail gördüm. Ve de gerekli mekana girip oyumu kullandım.
Bizim hakkımızda çıkan Ermeni soykırımı davasını MSNBC "VOTE" muhabbetine çevirmiş. Biraz önce girdim, oyumu kullandıktan sonra ki %lik payları gördüm %22 "yes" diyenler, %77 "no" diyenler ve de %0.8 kendinden emin olmayanlar
Tarih notları herşeye ışık tutarken neden bu demagoji anlamıyorum...
!!! OYLAMA YAP !!!

news.google.com.tr 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

google_news_ Google "subdomain"lerinden birisi;www.news.google.com.Site içerisinde birçok haber sitesinden uzantılar bulmak mümkün ve site bizlere geniş bi bilgi yelpazesi sunmakta.İsteyen her kesimden insan istediği haberi okuyabilmesi için oldukça güzel bi "haber arama" motoru yapılmış Site içerisinde istediğiniz ülkeyle ilgili günlük,güncel haberlere ulaşmanız mümkün kılınıyor.Mesela ABD'de ki futbolun hangi çizelgeler içerisinde devam ettiğini merak ettiniz news.google'u ziyeret edip ilgili haberler içerisinde dolaşabiliyorsunuz.Yani günlük bi gazete de hangi kategoriler varsa onlar ve daha fazlası orada da var.İster magazin,ister spor,ister ekonomi;tercih sizin anlıcanız...Ben en çok bilim-teknoloji kategorisinde kullanacağım gibi gözüküyor ve tabii ki de "spor".

"Youtube.tr" ya da "youtube.com.tr" 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

youtube.tr,youtube,youtube.com,youtube kapatma davası Atatürke'e hakaret içeren yayınlar sebebiyle 6 Haziran 2008 tarihinden beri yayımı yasaklanan "youtube"a yerli çözüm bulundu.Youtube ve Telekomünikasyon Kurumu yetkilileri arasındaki görüşmelerde şirketin Türkiye'ye özgü bi arama motoru oluşturmsası kararlaştırıldı.Siteye Türkiye'den "youtube.tr" ya da "youtube.com.tr" adreslerinden ulaşılacak.Böylece sitede İnternet Güvenlik Yasası'nda suç sayılan Atatürk'e hakaret,porno,müstehcenlik,kumar ve intihara özendirme gibi içerikler ayıklanmış olacak.Youtube Almanya,Çin ve ABD'de de benze siteler kurmuş.Yani isteyen istediği sunucuya bağlanabilecek,canın ne isterse ve şuana kadar "youtube"da 111 zararlı içerik tespit edilmiş ve 67'si siteden kaldırılmış bulunmakta.

"Asla bir Sniper'dan kaçma sadece yorgun bir bedenle ölürsün" 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

sniper-sniper-sniper Sniper_rifle sniper MIL_USMC_Sniper_team kanas_sniper

Bilgisayar oyunlarına merak salmış ya da delicesine oynayan zatlar bilirler.Başta C.S.(Counter Strike) olmak üzre hemen hemen her oyunda en ilgi çekici bölüm veyahut silah "Sniper" ya da "Kanas"dır.C.S'de Kanas'ı kullanmayı bildin mi acımaz alırsın tüm elleri Sniper'lı bölümü olan her oyunu severim icabında.

Sniperlar savaş tarihinde öyle bi etki bırakmışlardır ki onların filmlere(Mark Wahlberg'in başrolünü üstlendiği Shooter-Tetikçi ya da Enemy at Gate-Kapımdaki Düşman gibi),oyunlara(Hitman gibi) ve birçok alanda konu olmaları vazgeçilmez olmuştur.Sniperların tarihi de var bunlar "ha" deyip de çoğalmamışlar,hepsi bi gaye bazında türemişler.Sniperlar ilk olarak Amerikan bağımsızlık savaşında "Kırmızı Ceketliler" olarak bilinen majestelerinin askerlerine karşı kullanılmış.7 Ekim 1777'de Timothy Murphy isimli bi süvari,İngiliz işgal ordusu komutanı General Simon Fraser'ı 500 metreden yaptığı tek atışla öldürdüğünde,New York'u kontrol altında tutan İngiliz birliklerinin moralman çökmesine neden olmuş.Bu çöküntü ve şaşkınlık,daha sonra Saratoga Savaşı'nda İngiliz ordusunun topyekün yenilgi almasına sebep olmuş.Böylece Timothy farkında olmayarak savaş tarihinde bi çığır açmış olmuştu;"Bir tek mermi,tarih değiştirebilirdi.."

Timothy'nin bu buluşuyla ordularda Sniper eğitimine önem verilmeye başlanır.Öyle eğitilirler ki yağmur,çamur demeden her türlü hava koşulunda hiç durmadan sabırla avını bekler ve avını alıp gider.Sniperların öz.ni saymaya gerek yok az çok kestirebiliriz;kartal gibi görüş sağlayan gözler,hassas parmaklar,dirençli vücut falan filan işte.Sniperlar 2.Dünya Savaşı sırasında kurumsallaşmış tam olarak.Sniper savaş sahasına sürülüyor ve karşı taraftan her hamlede 3-5 derken sniperın kurban sayısını artırmasıyla psikoloji olarak daha büyük etki bırakıyordu düşmanda.2.Dünya Savaşı'nın en bilinen sniperlarından biri olan Vasili Zaitsev,biliniyor çünkü hatırlayacağınız gibi de Enemy at Gate-Kapımdaki Düşman isimli film çekildi.Filmde Vasili'nin ününün nasıl yayıldığını anlatıyordu kısaca.Her neyse asker olmadan önce Ural dağlarında çobanlık yapan Vasili Stallingrad Savaşı(Rus ve Almanlar arasında)'nda adeta Almanlara kan kusturmuştu.Daha ilk 10 günde 40 Alman askerini bertaraf eden Vasili,100. kurbanına ulaştığında Rusların en büyük propagandası olmuştu.Hatta Vasili o kadar ustalaşmıştı ki Alman askerleri yerlerinden hareket edemiyorlardı.Almanların çözümü sandıkları Zossen'deki sniper okulunun komutanı Binbaşı Koning'ı sırf Vasiliyi öldürebilmek için savaş alanına sürülmüştü.Binbaşı'nın tek başarısı Vasili'nin 2 yardımcısını öldürmesi olmuş ve sonuçta ise Vasili'nin kurbanları arasına katılmış.Vasili 2.Dünya Savaşı sırasında toplam 400 asker öldürmüş(nerdeyse yarım tabur asker)...


60-70'li yıllarda Vietnam'da keskin nişancı olarak görev yapmış sniper Bill Lancaster "İzlersin,nefes alırsın,silahını kavrarsın,nişan alırsın,kalbin durur,tetiğe hafifçe dokunursun.Tek atış tek kurban" ifadeleriyle bi sniperın ruh halinden bahsetmiştir.İsmini vermek istemeyen bi başka Vietnam Sniper'ı duygusunu şu şekilde ifade ediyor;"Diğerlerinin olmak istemediği bir şeydim ben.Diğerlerinin gitmeye korktuğu yere gittim ve diğerlerinin yapamadığını yaptım.Bana bir şey vermeye niyeti olmayanlardan bir şey istemedim ve sonsuza kadar sürecekmiş gibi gelen yalnızlığı kabul ettim.Terörün yüzünü gördüm,korkunun soğuk tenine dokundum.Benim neşeyle hatırladığım anlar,diğerlerinin unutmak istediği kabuslardı".

Sniperlar her alanda kullanılıyor,yeter ki onlar için bi hedef biçilsin.

Başlık bi slogan ve kime mi ait;hemen söylüyorum.ABD'de 1987'de Georgia eyaletinde Fort Benning'de sniper eğitim merkezinin sloganı.Amerika'nın sniper eğitim merkezlerinden en ileri gelen bi kurs.Burdaki sniperların eğitim süresi 5 haftayı buluyor ve burdan mezun olanlar ordu kademelerinde ve gerekirse CIA başta olmak üzre diğer gizli servis birimlerinde yer alabiliyorlar.Eğitimin ana unsuru "attığını vurmaktan çok sabır"...

Sniper Cephe Ulus Kurban
Simo Hayha 2.Dünya Savaşı Finlandiya 542
Ivan Sidorenko 2.Dünya Savaşı SSCB 500
Nikolay Yakovlevich 2.Dünya Savaşı SSCB 496
Kulbertinov 2.Dünya Savaşı SSCB 487
Mikhail Budenkov 2.Dünya Savaşı SSCB 437
Vasili Zaitsev 2.Dünya Savaşı SSCB 400
Adelbert Waldron Vietnam Amerika 109
Charles Mawhinney Vietnam Amerika 103
Eric R.England Vietnam Amerika 98
Frank Grieci 1.Körfez Savaşı Amerika 15
John Fuger Somali Amerika 6

Alışılmışlığın ötesinde bir süper kahraman;Hancock 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

hancock_trailer_pictures_will_smith Sinema kategorisinde yazılarımda ilk defa tabuları yıktım,şimdiye kadar filmi izlemeden önce filmi tanıtır ve sonra izlerdim.İlk defa bu gerçekleşmedi ve böylesi sanki daha bi heyecan verici oluyor.Neyse bugün lise yıllarından bi arkadaşla metroyla(ki otobüsten hem hızlı hem de ekonomik) İzmir-Çankaya'ya doğru gittik.Ne ihtiyacımız vardıysa giderdik daha sonra Orkide alış-veriş merkezinde "Hancock"a gittik.Filmi saat 18 ila 20 arasında izledim ve şuan saat 22:11 film hakkında yazı yazıyorum.Ne desem bilemiyorum "mutlaka ve mutlaka ve mutlaka yani kesinlikle gidin".Filmin konusu alışılmış süper kahramanların ötesinde bir içerik sunuyor size.Neyse ben konunun içeriği hakkında biraz bilgi vereyim de;filmin baş kahramanı olan John Hancock(Will Smith) her haliyle çevresindeki insanları(halkı) umursamayan fakat onları her türlü tehlikeden korumaya çalışan bir kahraman ama tam bi serseri kahraman.Uçarken çevresindeki nesnelere önem vermez her türlü maddi hasarı vermekten ötürü hoşnutmuş gibi kafasının istediğini yapar.Kirli sakal,elinde devamlı bir şarap şişesi ayık gezdiği zaman nerdeyse yok denecek cinsten bir tip.Uçuşa kalkışta ve inişte asfalt ağlaya ağlaya çatlar,parçalanır resmen.Bi diğer karekter olan Ray(Jason Bateman) halkla ilişkiler uzmanıdır.Ve bi gün iş dönüşü tren raylarının tam üzerinde kalır arkaya gidecek yer yok,öne gicek yer de yok.Çalışır çabalar olmaz kemer sıkışır(klasik kaza olacak yani).Derken Hancock ansızın belirir ve Ray'ın arabasını tuttuğu gibi havaya fırlatır ve Ray'ın aracı diğer aracın üzerine düşer.Ve Hancock o sırada da gelen trene omuz attığı gibi trenin içine göçer.Tabi ki arkadaki vagonlarda bir bir üst üste yığılırlar.Çevredeki kişiler bu sorumsuzca harekete karşı tepkili olurlar ve laf atmaya başlarlar.Ray ise durumun farkında olduğundan dolayı ortalığı yumuşatmak için önemli olanın kendisinin zarar görmediğini belirterek orta yolu buldurur.Ve Hancock'a halkla arasının nasıl düzeltebileceği konusunda yardımcı olmaya çalışır,işi ya o bakımdan.Neyse gel zaman git zaman savcı Hancock'a dava açar ve Ray de tam zamanı olduğunu anlar ve Hancock'a teslim olup hapishaneye girmesini söyler ve öyle yapar.Bu hareketin gerçek ifadesi Hancock içerdeyken suç oranları artacak ve Hancock'tan yardım isteyecektir halk.Hancock ve Ray de halkın istediği bir tipte kahraman verecektir.Hancock içerdeyken daha ilk günden tatsız hadiselere sebep olur(kendisinin istemediği şekilde gerçekleşir klasik hapishane ortamı).Gün gelir soygun olur ve emniyet müdürü Hancock'u arar ve artık normal bi insan vaziyetine bürünmüş olan Hancock(sakalını kesmiş ve Ray'in verdiği kostümü giymiştir) duruma el atar ve günü kurtarır.Burada tam ben;film bitti,keşke gelmeseydik,çok kısaymış diyecektim ki laf bogazımda tıkalı kaldı.Ray'in karısı olan Mary(Charlize Theron) ile Hancock'un bi geçmişi vardır.Yani bunların 2si de süper güçleri olan iki kahraman.Filmdeki mitolojiye göre bunlar birbirleri için yaratılmış her ne olursa olsun birbirlerini hissediyorlar ve birbirlerine yaklaştıkça da insanlaşıyorlar yani süper güçleri yok oluyor.Hancock ila Mary yıllar yıllar önce hep berabermiş siz diyin M.Ö. ben diyeyim M.S. her durumda da Hancock Mary'i her türlü zor durumda korumuş ve hayatta kalmasına yardımcı olmuştur.Geçmişte Hancock bi çatışmada kafasından yara alır ve hafıza kaybı geçirir ve Mary'i unutur.Mary hastaneye vardığında Hancock onu tanımaz ve Mary oradan uzaklara gider.Bu olaylar 80 sene öncesinde gerçekleşir.Hancock ve Mary'nin karşılaşmasından Hancock hiçbi şekilde etkilenmezken Mary de tuhaf davranışlar vardı hemencik konuyu kavrıyabiliyorsunuz anlıcağınız.Filmin sonunda Hancock bi market soygununda silah yarası alır ve hastaneye kaldırılır(Mary'ye yakın ya ondan dolayı).Mary,Ray hastaneye gelir.Ve bu aşamada da Hancock'un hapishaneden çıkmasına neden olan banka soygunu yapan elemanlar ve hapishanedeki bikaç tatsız olayın zedeleri birleşir ve hapishaneden kaçarlar.Tabi ki nereye geliyorlar,hastaneye ki Hancock'dan öç alacaklar akıllarınca.Hastanede çatışma sırasında Mary karnından yaralanır ve ölmek için dakikalar saymaktadır.Hancock her acı hissettiğinde o da hissetmektedir.Derken Hancock ortalığı temizler ve (burası benim en çok sevdiğim bi sahneydi,arka fondaki müzik dehşetti,10 numara sahneydi yani) sırf Mary yaşama dönsün diye kalkar(yaralı yaralı) camdan aşağı atlar ve var gücüyle uzaklaşmaya çalışır.Film mutlu sonla bitiyor Hancock bi süper kahraman olarak ve Mary de Ray ile birlikte mutlu aile yaşamına devam ediyor.Ha unutmadan J.Hancock'un Ray'e yaptığı sürpriz vardı.Filmin başında Ray bi tane toplantıya katılıyor ve sağlıkla alakalı yararlı bi logoyu tanıtıyor fakat girdiği her toplantıdan eli boş dönüyordu.Hancock ona jest yapıyor adeta;Ray'in logosunu Ay'a çiziyor.
Dostlar film böyleydi.Film bence 10 numaraydı her dakikasına değmiş bulunmakta.Gerek drama sahneleri,gerekse bilim-kurgu,gerekse de görsel efektlerle dolu sahneleriyle.Will Smith'in ve Charlize Theron(Hollywood afeti kendisi zaten)'un  performansı oldukça etkili,Hollywood bu film yapma işini gerçekten biliyor kısacası.Gitmeyen ya da gitmek isteyenlere duyurulur;mutlaka gidiniz....

Kölelik bitti mi sizce? 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

slave_free_the_slaves_kölelik_köle_köle_tacirleri_sömürge,ülkeleriBugün gördüğüm ve okuduğum bi haberi paylaşmak istiyorum.Haberin ana teması "KÖLELİK".Haberi okudukça,gerçekleri anlamaya başladığımda,Avrupa'nın rezaletini gördükçe kendi insanlığımdan utanasım geldi.Haberin başlığı "Kölelik bitmedi,yüz binlerce çocuk ve kadın köle olarak satılıyor".Kölelik çok büyük suçlar kategorisine gireli 200 yıldan fazla bir zaman dilimi geçti.Fakat bunun ihlalini yapanlar durmuyor,devam ediyorlar(sömürü ülkeleri ya kim olacaktı ki).Köle tacirlerinin eline düşen çocuklar da genellikle fakir,çok üyeli ailelerin çocukları baş gösteriyor.Aileler bizim yanımızda heba olacaklarına kadar zengin kişilerin(satın alan kişi) yanında -bari onlar- rahata ersin diye teklifleri kabul ediyorlar. Köle olarak satın alınan çocuklar da sahiplerinin tavırlarına tabi tutuluyorlar.Ya evde temizlikçi olarak,ya da çeşitli alanlarda zorla yaptırımla çalışıyorlar.Kölelik süre zarfında her türlü istismara maruz kalıyorlar ve sahibi yıllar sonra satışa çıkarabiliyor.

Ben haberdeki çarpıcı noktalara yer vermek istiyorum;

  • Kölelikle mücadele için kurulan "Free The Slaves" adlı kuruluşun verdiği rakama göre dünyada şuan 27 milyondan fazla köle olduğu tahmin ediliyor.Uluslararası trafikteki kurbanların %80'i kadın ve çocuklardan oluşuyor.%50'sinden fazlası 18 yaş altında bulunmakta.
    Çocuklara yönelik cinsel suçları önlemek için kurulmuş ECPAT(End Child Prostitution,Child Pornography and Trafficking in Child for Sexual Purposes) isimli organizasyon,ABD'de her yıl 45-50 bin insanın köle ticaretinin kurbanı olduğu belirtiliyor.
    ECPAT'A göre bunlardan en az 15 bini çocuk.
  • Haiti'de 300 bin köle var ve Afrika'da yıllık 200 bin çocuk sahip değiştiriyor.
  • İngiltere'de çocuk kaçırma olayları ilk sırada;İngiltere Parlamentosu İçişleri Komisyonu raporuna göre,Mart 2005 ile Aralık 2006 arasında 330 çocuk kaçırma vakası kayıtlara geçti.İlk sırada 70 çocukla Çin geliyor.Çocuklar ayrıca Vietnam,Afganistan,Nijerya,Romanya,Eritre,Afrika ülkeleri,Ortadoğu,Doğu Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinden kaçırılıyor.Rapora göre,çocukların % 59'u İngiltere'de mafyanın elinde fuhuş sektöründe çalıştırılıyor,%23'ü köle gibi evlerde hizmetçi olarak çalıştırılıyor,% 6'sı yasadışı haşhaş üretiminde çalıştırılıyor.AYrıca %6'sı sahte belgelerle devlet yardımlarından daha fazla yararlanmak üzere aile bireyi gibi gösteriliyor.% 3'ü uyuşturucu ticaretinde kurye olarak kullanılıyor.% 1'inden kredi kartı dolandırıclığında istifade ediliyor.% 1'i de zorla evlendiriliyor.

ABD medyasından ABC NEWS muhabiri DAN HARRİS,istihbaratı alır almaz acaba bir kız satın almak için ne kadar süre harcanır diye bir plan çizer kafasında ve uygular.Yaptığı seyahat(Haiti'ye) sonrasında sadece 10 saat içinde(ulaşım süresi de dahil) 150$ karşılığında 11 yaşlarında bir kız çocuğu satın alıyr. (Dan Harris'in haberi)

[Haberin aslı]

Bir de bununla tanışın;V-Star 

Yabancı ve Yerli Müziklerin Klipleri

v-star_uav_abd_usa_rolls_royce_250Askeri alanda şuana kadar öne çıkmış araçlardan bir tanesi de insansız uçabilen uçaklar,herkes biliyordur.Bu seferki icat UAV(insansız hava aracı)lerle aynı tipte ama bu biraz daha farklı,nasıl mı,şöyle düşünün Hummer'ın insansız uçan uçak tipi.Bu alet 180kg yükü 530 km'lik hızla 1000km mesafeye kadar götürebiliyor ve pilotsuz bir şekilde.Aletin adı V-star.ABD askeri donanım şirketlerinden biri olan Frontline Aerospace'in ürünü olan V-Star'dan bahsediyorum.Bu eleman öncülük yapıyor ve ileri mevki hakkında ön bilgi sunuyor.Ayrıca sıkışık durumda olan askeri time techizat yardımında bulunmayı da bi hayli kolay duruma getirmiş oluyor.Bakalım daha neler göreceğiz neler...