Türkiye Süper Lig'in şampiyonu belli oldu...Bugün oynanan maçların sonucunda şampiyon GALATASARAY...
GS-OFTAŞ(2-0) maçında 37dk.da HAKAN ŞÜKÜR,45dk.da HAKAN KADİR BALTA'nın golleriyle şampiyonluk Cİm-Bom'un oldu....Diğer yandan TS-FB(2-0) derbisinden gülen taraf TRABZON oldu(30. dk.İbrahim Yattara ve 45.dk. da Umut Bulut)....Fazla söze ne hacet ŞAMPİYON GALATASARAY.....
Rob Minkoff’un yönettiği ve Jet Li, Jackie Chan, Michael Angarano ile Yifei Liu’nun oynadığı "Yasak Krallık" haftanın iddialı filmlerinden biri olmayı başarıyor.
Senarist John Fusco, Maymun Kral, Sekiz Ölümsüz ve Beyaz Saçlı Gelin gibi Çin efsanelerinden ve romanlarından ögeler alarak, onları bu orijinal senaryoya göre tasarlar.
Günümüzde, 17 yaşındaki Jason Tripitikas’ın yatak odası film yıldızları ve uzakdoğu dövüş sanatı kahramanlarının posterleriyle kaplıdır. Bir kungfu fanatiği olarak, Jason sürekli Maymun Kralı rüyasında görmekte ve sık sık, ucuz kungfu DVD’leri almak için Yaşlı Sekme adındaki gizemli bir kör adamın işlettiği tefeci dükkanına gitmektedir. Bir gün dükkanda tesadüfen, ucuna bronz bir maymun figürü işlenmiş, 1m80 uzunluğunda, tıpkı rüyalarında Büyük Bilge’nin kulladığına benzeyen bir asa bulur. Yaşlı Sekme ona asanın, 100 yıl önce büyükbabası dükkanın açtığından beri orada olduğunu ve satılık olmadığını; bir adamın gelip, onu gerçek sahibine götürmesi gerektiğini ama hiç gelmediğini söyler. Filmin resmi sitesi için TIKLA ve fragman için tıkla...
Yok böyle birşey abi ya....Var ya eğer insan bir nebze de olsa kahkahalara boğulmak istiyorsa gitsin otostop çeksin nereye gittiği önemli deil yeterki kamyona binsinde kamyon şoförüyle muhabbetten muhabbete atlasın gitsin....Bugün okul dönüşü arkadaşım LÖ (gerçek ismi LEVENT),Özcan ve ben otostop çekiyoruz-çaktırmayın ben çakmam o işlerden onlar çekiyor biz de otlanıyoruz aradan..Her neyse işte neyse bekledik falan Özcan yol kenarında el sallıyor Karamürsel'e gidiyormusunuz diye cevap rekor derecede tahmin edilebilir "yok!!!ilerden dönücem..."...Hadi be sende abi bakıyorum öyle diyenlerin çoğu dönmüyor....Her neyse asıl muhabbete geleyim ilk seferde sağolsun bi tane iyiliksever nur yüzlü abimiz peugeot 'suna aldı bizi Gölcük'e kadar attı.Sonra bizde bindik mi kamyona...Kamyon kamyon değil ki abi resmen yürüyen ölü...Arabanın önü 2de bir sallanıyor amartsörü süperdi ama ha..Araba resimdekinin aynısıydı..Bu konuyla alakalı şoför böbrek taşınız varsa ilaç kullanmaya gerek yok burda düşürürsünüz dedi....Ne muhabbetti ama halen gülüyorum şu cümleleri yazarken...Kamyon şoförlerinin muhabbetleri de sarmıyor da değil ama ha....Biz muhabbet etmeye devam ederken adam dedi ki iyi ki siz geldiniz tam da uykum gelmişti tabi saatlerce direksiyon sallamak kolay iş mi sanki..Muhabbetler koyu ama bu muhabbetlerin verdiği keyf farklı yahu...Çok müstehcen kelimeler var muhabbetin içinde,yazamıyorum onun için...Başta dediğim gibi gülmek istiyorsanız OTOSTOPu deneyin....Her tecrübe deneyerk kazanılır....
Arkadaşlarımla birlikte dün hayatımda ilk defa Sabancı Kültür Merkezi'nde ki tiyatroya gittim.Oyunun ismi "Eşrefpaşalılar" idi.Oyunda zamanın kabadayı mekanı olan Eşrefpaşaya kapısı mühürlenmiş bir camiye vaiz olarak atanan bir hocanın karşılaştığı zorluklar ve güzelliklerden ibaret.Mahallenin Falçata Nusrettin isimli delikanlısı namı değer kabadayısı hapishaneden çıkar ve Eşrefpaşaya gelir ve hocanın yardımıyla çevredekilerin imanı rahata ere.Vala çok güzel yansıttılar oyuncular.İlk defa tiyatroya gittim ve benimde çok hoşuma gitti.Bu arada İzmir ile alakalı çok klas espriler vardı.Anlayan güldü tabii ki ben bi güldüm(İzmirde büyüdüm) arkadaşlar döndü baktı ki neye gülüyorsun diye...En çok etkileyen sahnesi Falçata Nusrettin ile sevgilisi Leyla bir bankta oturuyorlar ve kıza evlenme teklifi edecek bizim kabadayı.Kızın da tümörü var beyninde fazla heyecandan olsa gerek gerçi ilahi kudret oracıkta canını teslim ediyor Azrail'e...Güzel bir deneyim oldu Rabbime hamd olsun ki bugünleri de gördük...Ya bi de Memduh tiplemesi vardı bayagı komikti....Olaylar anlatılmaz yaşanır derler ya aynen öyle...
"Aşk şiddetli bir muhabbettir.Eğer onu gerçek sahibine vermezsen acı çekersin."
Şampiyonluk yolunda devam eden GS bu haftaki Sivasspor maçından 3 puanını ARDA'nın 3 golü,Ayhan ve Hakan Şükür'ün golleriyle aldı.Burdan sonrası Gençlerbirliği OFTAŞ maçından alacağı 1 puan ile TS-FB maçına bakmaksızın şampiyon olacak....
Sınıf arkadaşım Levent beni ders çalışalım diye hafta sonu kendisinin kaldığı yer olan Karamürsel'e çağırdı.Bende davete iştirak ettim(böyle şans kaçar mı).Ders bahanesi bayağı büyük bir abartma oldu ve cumartesi günü Akçat'a pikniğe gittik.Orada yaşadığım olayları unutamıyacağım.Cumartesi gününden bir gün önce yani cuma günü de sınıf arkadaşlarımızdan birkaç kız arkadaş Levent ve ben Karamürsel'in kıyısında takıldık.Cuma günü süper geçti hepimiz için.Gerçi benim için muhteşemdi.Gelelim cumartesi günkü piknik olayına.O kadar olay oldu ki hangisini yazayım diye şuan biraz zihnimi çalkalıyor ve yine çalkalıyor düşünerek yazıyorum.Öncelikle burdan AKÇAT belediyesi otobüsüyle piknik alanına gittik.Piknik alanı şunlardan ibaret her yer çimen bizim oturacağımız yerin yanından da hafiften akmaya devam eden küçük bir dere ve o güzelim temiz hava.Sonra ardından güzel bir kahvaltı.Daha sonra isteyenler maç yaptı.Biz de bu arada 3 arkadaş etrafı gezdik fotograf falan çekildik.Neyse işte sıra geldi günün öğle yemeğine menüde saçta kavurma yanında da salata ve bunların üzerine 16 aç insanı eklersek atmosferi siz düşleyin artık.Yapanın elinse sağlık ki ben son lokmaya kadar sofrada kaldım.Veeeeeeeeeee sonra da kendi aralarında yapmaya alışık olan bu arkadaşlar yanlarında küçük poşetler getirmişler ne için mi?Tabii ki su savaşı için hemen öle kötü düşünmeyin oyundan sonra poşetlerin hepsini topladık...Nasıl mı oynadılar su savaşını.Anlatayım...Bi grup derenin karşı yakasına diğer grup da öbür yakasına geçti ve poşetleri dereden su doldurup birbirlerine attı.Ben oynamadım çünkü hazırlıksızdım yanımda fazladan giysi yoktu.Oyunda güzel sonuçlara gebe kaldı.Arkadaşlarımızın kimi oyunun verdiği hazı sınırlayamayıp birbirlerini dereye attı bu soğuk havada bu zedelerden biri de arkadaşım Levent idi(fotografı sonra koyacagım fotografı pc ortamına alamadım).Ve su savaşından sonra da bir grup arkadaş ocağın başına geçti, sırada saçta tavuk eti var da ondan...Bu sırada da biz top oynadık...Neyse herşey oldu bitti sıra dönüşe denk geldi ki millet biraz ağırdan alarak hareket etti ve son dönüş otobüsü olan 7:00 arabasını kaçırdık dönüşü ne ile mi geldik?Küçük bir kamyonetle,hepimiz kasası kapalı kamyonete doluştuk tüm eşyalarla ortam unutulmuyacak kadar kıyaktı benim için.Hayatımda otostop çekerek ilk defa bir kamyonetle yolculuk etmiştim.İşte böyle gün benim için süper bir atmosferlle geldi ve geçti.Rabbime hamd olsun ki bugünleri de gösterdi bizlere...
Ey gençlik benim bayılarak dinlediğim Linkin'in bu parçasını paylaşmak istedim ki süper ya...Vala varya yok böle bi konser hele solist eleman bi ara çoşuyor kendinden geçiyor resmen...İzle ve gör...Yorum yok..
"Hulk""Spiderman" and "X-men" gibi çizgi romanlarını sinemaya taşıyan MARVEL serüvenine bi yenisini daha ekledi "IRONMAN".2 Mayıs ta gösterime girecek olan IRONMAN basit efektlere sahip olsada -ki fragmandan gördüğüm kadarıyla öyle, diğerleri kadar ilgi çekeceğini zannetmiyorum... Bence sinemaya uyarlanan çizgi kahramanlarından en güzeli ve etkileyici olanı "Spiderman" ve "TRANSFORMERS"...Gel gelelim "IRONMAN" a Jon Favreau’nun yönettiği ve Robert Downey Jr., Terrence Howard, Gwyneth Paltrow ile Jeff Bridges’in oynadığı “Iron Man” çizgi roman olarak yayınlanışından tam 46 yıl sonra 186 milyon dolarlık dev bir yapım bütçesiyle beyazperdeye uyarlandı.Çin ordusu için silâh yaratmak zorunda bırakılan milyoner sanayici Tony Stark, bu çalışma sırasında kendisi için de gizlice zırh üretiyordu. Böylece Çinliler’in kontrolünden çıkarak onları durdurabileceğine inanıyordu. Çin’den kaçıp ABD’ye geri döndüğünde tehlikeli bir komplonun varlığını keşfedince durdurabilmek için de Demir Adam’a dönüşüyordu...